Dünya’nın en güzel kalamarını yemiş olabilirim diye çok iddialı bir cümle ile başlamak istiyorum yazıma… Aklıma ilk yediğim kalamar geliyor. Çok küçüktüm gerçekten ve o lastik gibi şey bana hayatımın en berbat tadını vermişti, bir daha asla yemem demiştim 🙂 O kadar kötüydü ki sanırsınız kamyon lastiği.
 
İyi ki de bu bende bir takıntı haline gelmemiş diyorum şimdi, çok yerde çok lezzetli kalamalar yedim. Sita Balık Evi’ndeki ise hepsinden tamamen farklıydı. Eti dolgun, mükemmel pişmiş ve taptaze… Kalamar taze olduğunda zaten çok güzeldir de bu kadar mı güzel olur bu kadar mı taze olur? Nefis….
 
2004 yılında açılan Sita Balık Evi minik, samimi, hoş bir balıkçı. Kurucuları Sinan Subakar ve Tayfun Bigikoçin üniversiteden arkadaşlar. Sita adını kurucularından almış, öyle güzel öyle içten insanlar ki Sita’nın sıcaklığına sıcaklık katıyorlar.
 

Mekan tertemiz, salaş balıkçılarda bazen içime sinmeyen bir ayrıntı dikkatimi çeker, takılırım buna ve yemeğimi eziyet ederim kendime. Sita’nın görüntüsü salaş, ruhu öylesine zarif, öylesine tertemiz. Bayıldım. Net. 

 
Balık çorbası nefis. Tavsiyem bu çorbayla yemeğe başlamanız, Hamsi benim en sevdiğim ve buradaki için gönül rahatlığı ile mükemmel diyebilirim. Tam kıvamında pişmiş. Ne fazla yağlı, ne ezilmiş büzülmüş ne de kurumuş. Aynı şekilde istavritte öyleydi, midye tava yediklerim arasında en güzeliydi, çıtır çıtır.
 
Balık köftesi çok benlik bir tad değil. Hem balıktan neden köfte yapılır ki anlamam ama o bile güzeldi. Kardeşim bayıla bayıla yedi 🙂
 

Hem şıra hem hardaliye içtik yanında. Şıra her zamanki gibi çok şekerli geldi bana ama hardaliyeye bayıldım. Ferah, buruk, ohhh misss!!! 🙂

Hardaliye Kırklareli’nin siyah olgunlaşmış üzümlerinden yapılan bir içecek. Taze sıkılmış üzüm suyunun hardal ile karıştırılarak fıçılarda bekletilmesiyle yapılıyor. Hardal, şıranın şarap yada sirkeye dönüşmesini engelliyor. İnternetten edindiğim bir bilgiye göre; 20 Kasım 1930 yılında Kırklareli ziyareti sırasında kendisine ikram edilen hardaliye hakkında Mustafa Kemal ATATÜRK şu cümleleri sarfetmiş : “Bunu milli bir içecek haline getiriniz.” 

Son olarak tatlısı, seçenek çok ama biz dondurmalı irmik yedik.

Dünya’nın en basit tatlılarından biridir irmik helvası ama gerçekten herkesinki birbirinden çok farklı oluyor. Burada yediğim dondurmalı irmik sunum ve lezzet açısından kesinlikle benim sıralamamda ilk 3’e girer. Çok başarılı!
 

Sonuç olarak Sita Balık Evi’nden çok çok çok mutlu ayrıldık. Hem karnımız bu kadar güzel doyduğu için hem de böyle muhteşem bir yer öğrendiğimiz için… Bunun için de hem mekan sahiplerine hem de kardeşim Zeynep ve arkadaşı Ömer’e teşekkürler 🙂

İletişim Bilgileri : Mevlüt Pehlivan Sok. No:9 Eski Ali Sami Yen Standı, eski açık arası Gayrettepe İSTANBUL
0212 267 1687

 

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin