Sen nasıl da güzelsin Cunda. Geçen yıl da çok istedik, çok düşündük ‘acaba Cunda’ya gidebilir miyiz?’ diye ama olmamıştı. Şimdi, evet tam şu anda Cunda’dan dönüyorum, güzel sakin huzurlu Egeli…
Çok net birşey söyleyebilirim o da ben Cunda’ya bayıldım… Hatta ilk anda “Aman tanrım Alaçatı’dan daha güzel” bile dedim. Aslında kararsızım, şöyle ki Cunda’nın çok farklı, bambaşka bir havası var. Daha yerli daha doğal, bozulmamış henüz… Birkere deniz kokusunu içinize çekerek yürüyorsunuz sokaklarında… Alaçatı ise daha süslü… Tabi bu karşılaştırmada yaşanan zorluğun nedeni mevsimsel farklılıklar da olabilir… Birine yazın ortasına birine ise kışın en soğuk zamanında gitmiş oldum 🙂 Ayrıca karşılaştırmaya da gerek yok sadece bloğumu takip edenler nasıl bir Alaçatı aşığı olduğumu bilir ve bu yazıyı okuyunca da Cunda’dan ne kadar etkilendiğimi anlar 🙂
Gece yarısı indik Ayvalık’a… Balıkesir’de verilen yaklaşık 2 saatlik mola ile birlikte 12 saat sürdü yolculuk. Nasıl mutluyum, yorgunluktan eser yok!Bütün şehirlerden heralde direk Ayvalık otobüsü vardır ama ben Balıkesir ile ilgili ulaşım bilgisi vermek istiyorum. Bizden sonraki dönemlere faydası olur belki 🙂 Balıkesir terminalinden Uludağ ve Balıkesir Turizm dönüşümlü olarak sefer düzenliyor. Her saate 15 kala var otobüs. 16 tl. Sakın ola 120 km 1,5 saatte gider heralde demeyin 🙂 3 saate yakın sürüyor yol. Neyse, Ayvalık terminalinin önünden geçen dolmuş taksiler ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz Cunda’ya. Kişi başı 2.5 tl. Önce Laleli Adası’na geçiyorsunuz sonrada Cunda’ya diğer adıyla Ali Bey Adası’na. Yaklaşık 5-10 dk sürüyor yolculuk. Gece karanlık, hava soğuk Cunda’nın taş sokaklarında dolaşıyor otel arıyoruz. Aslında kafamızda bir yer var ama amacımız hem biraz sokakları keşfetmek, deniz kokusu almak hem de oteller hakkında fikir sahibi olmak, bilen bilir Radika’daki hayal kırıklığımızı.
Gelin görün ki baktığımız 3-4 otelden sonra pıtır pıtır kafamızdaki otel olan Sobe Otel yoluna koyuluyoruz. Meydana çok yakın. Hemen Giritli Zeytinyağı’nın oradan girince soldaki mavi panjurlu taş bina.
Alaçatı’daki Kurabiye Oteli hayalerinde yaşatan ben için inanılmaz bir an… Enfes bir taş binanın kapısından giriyoruz. Dışarının nostaljisi içerde modern bir şekilde yorumlanmış, cam merdivenler bizi üst kata çıkartıyor ve evet daha fazla düşünmeye, daha fazla yorulmaya gerek yok. Burada kalıyoruz 🙂
Odadaki herbir ayrıntı sizi içine çekiyor.. “Aaa buna bak, aaa şunu gördün mü?” diye odanın için fır dönüyorum 🙂 Hayır tek bir kusur olmaz mı?Yok…
Sabah kahvaltıya indiğimizde bir kez daha doğru kararı vermiş olduğumuzu anlıyoruz. Mekan zaten anlatılamaz ama yapılan hazırlık öyle zarif ki….
Bir kere o harika tatlıyı bolca nar ile servis etmemişler mi, çok hoş bir ayrıntı…. Cayır cayır yanan şöminenin sıcaklığı, içeride dolaşan sevimli kedi… Çeşit çeşit lezzetli taptaze kahvaltılıklar… Ohh yani!!! Kedi demişken, Foça’nın tam bir kedi cenneti olduğundan bahsedilir, bunu Foça yazımda ben de dile getirmiştim, ardından Alaçatı’ya gittiğimizde “Foça da halt etmiş asıl kedi cenneti Alaçatı” demiştim. Şimdi diyorum ki Cunda kedilere ait.
 

Bu kadar çok kediyi çete gibi bir arada göremezsiniz. Yollarda tüyleri ıslanmış kediler gördüğümüzde anlam verememiştim ama balık getiren teknecilere saldıran (atlayan, mırlayan fala ) kedilerin sadece su ile kovalanabildiğini görünce nedenini anlamış olduk.

Sobe Otel için daha fazla birşey söyleyemeyeceğim. Çok rahat bir 10 gün kalınır bu mevsimde. Şöminenin başında kitap, dergi, gazete okunur, otelin film arşivinden film alınır, izlenir. Yazın da eminim ayrı güzeldir. Otel’in 2. Pateriça köyünde kendine ait plajı var ve servisi var bu arada. Yazın gitmeyi düşünenlere duyrulur.

Bu arada Cunda merkez’de ekonomik pek çok konaklama seçeneği var. Heryerde olduğu gibi gerçekten butik adına yakışır her otel ise biraz daha pahalı. Daha uygun olsun isterseniz ise Ayvalık’a yaklaşık 15 dk uzaklıktaki Sarımsaklı ideal. Upuzun ve geniş kumsalı boyunca otel ve pansiyonlar var. Bir yer ayarlamadan gideyim derseniz de açıkta kalacağınızı sanmıyorum hele ki bu mevsimde.

Didem Hanım’a ilgisi ve güler yüzü için tekrar teşekkür ediyoruz buradan. Ayrıca belirtmeliyim ki bu mevsimde giderim yer bulurum diye düşünmeyin belki diğer oteller de olabilir ama Sobe Otel’in 7 odası da doluydu. En yakın zamanda tekrar görüşmek ve 6 numaralı odada kalmak dileği ile.

1 YORUM

  1. Cunda'nın ve Otel Sobe'nin büyüsüne kapılmış biri daha…2 sene üst üste Cunda'ya giderek o muhteşem havayı içime çektim.Yazını okurken tüm anılarım yeniden canlandı.
    Otel Sobe için söylenebilecek tek söz ''Şahane''…

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin