Şimdi size bir Cenova seyahati daha kötü nasıl başlayabilir ve bir sürü aksilikle devam edebilir onu anlatacağım.
B: Fulya rüyamda bilet kontrolünde yakalanıyorduk. Çok korkunçtu.
F : Aaa o zaman bundan sonra bilet basalım ama bugün pazar.
B: E heralde pazar günü sabahın köründe kontrol olacak değil bugün de basmayalım.
Evet aynen yukardaki konuşma yapıldı ve evden çıkıldı, otobüse binildi, Lambrate’de otobüs durdu ve bam bam!!3 kapıda 5 kontrolcü.
“Aa bu biletleri basmamız mı gerekiyordu? Biz yeni geldik Londra’da sadece gösteriyoruz”
“70 euro ceza ödemeniz gerekiyor”
“Ama biz turistiz yapmayın, etmeyin”
“Nerede pasaportlarınız?”
“Evde…”
“Bu da sorun, cezası var, merkeze gidiyoruz…”
“Merkeze mi, tamam tamam verelim ama 70 euromuz yok. Biraz indirim yapamaz mısınız?”
“Dalga mı geçiyorsunuz?”
“Treni kaçırıcaz, Tamam verelim..”
70 euro verilir, 13’er euroya Cenova biletleri alınır, tren beklenir. Bu sırada da rüyanın verdiği mesajı algılamamış olmamızla dalga geçmekte, ‘nereden para kısabiliriz, nasıl moralimizi bozmayız’ bunları konuşmaktayız. Bugün için ekstra 1 euro bile harcamamamız lazım. Cenove trenini beklediğimiz peronda tren durdu, trenden inen bayana;
“Genova??” diye sorduk.
“Siiii!!” dedi. Dedi ama neye evet dedi, Cenova’dan mı geliyor, Cenova’ya mı gidiyor? Yaklaşık 4 saatin sonunda tren hiçbir yerinde Genova yazmayan bir istasyonda durdu. Yanımızdaki çocuğa;
“Genova?”
“Noo”
“Peki neredeyiz?”
“Parma!!”
Cenova yerine Parma’ya giden trene binmişiz. Hiçbir fikrimiz olmadığı için, ilk işimiz haritada Parma’nın yerine bakmak oldu. Evet tam ters yöndeydik. Birgün için -ki saat henüz 11- bu kadarı fazlaydı ama hayır moralimizi daha çok bozamazdık, evden Cenova diye çıkmıştık, Cenova’ya mutlaka gitmeliydik. Öyle yapmıştık planı. Yani önümüzde bir 4 saatlik yol daha vardı ve fazladan vereceğimiz 28 euro. Her ne kadar biz yanlış trene binmişiz yapın bir güzellik diye çabalamış olsak da italyanlar hiç oralı olmadılar tabii ki.

İlk Cenova treni 2 saat sonra. Bu da bize Parma’yı gezme ve yemek yeme zamanı tanıyor. Gerçekten güzel bir şehir Parma. Parmesanı ve futbol takımıyla çok ünlü. Küçük bir caddenin 2 yanı pizzacı, pastane, şarküteri ve manavlarla sıralı. Parma’da şöyle bir tur atıp, pizzamızı yiyoruz ve istasyona dönüyoruz ve sonunda Cenova. Dünya’nın en güzel dondurmasını Cenova’da yemiş olabiliriz gerçekten yani bu kadar kargaşaya değdi.

Cenova çok önemli bir liman kenti. 2004 yılında Avrupa Kültür başkenti seçilen Cenova, gezilecek yerler açısından oldukça zengin. Bu şehir zamanında Ceneviz’lerin başkentiymiş. Bir diğer özelliği ise ünlü kaşif Kristof Kolomb’un doğduğu yer.

Ülkenin en güzel meydanlardan biri olan Piazza de Ferrari‘ 19. yüzyıldan kalma yapılar ve ortasındaki havuzu ile şehrin buluşma noktalarından biri. Cenova Opera Binası olan Teatro Carlo Felice de bu meydanda yer alıyor. 19. yüzyılın sonunda Cenova, Milano ile birlikte İtalya’nın ana finans merkezi olarak bilinmektedir. Bu doğrultuda Piazza De Ferrari, borsa, İtalya Merkez Bankası, Credito Italiano gibi birçok kurumun kurulduğu yer olması ile önemli bir meydan.

Yüzünüzü denize dönerek yürüdüğünüzde önce Pallazzo Ducale‘ye sonra da San Lorenzo Katedrali’ne ulaşacaksınız.  1100‘lü yıllarda bazilika olarak inşa edilen San Lorenzo Katedrali 1557‘de bir Rönesans kubbesi ile şekillendirilmiş. Zebra deseni ile etkileyici. Ben İtalya’da tüm katedrallere hayran kaldım ama hiçbiri beni Duomo di Milano kadar etkilemedi orası ayrı.

Şehir gerçekten 1 günü ayırmaya değecek zenginlikte. Gelin görün ki bizim sadece birkaç saatimiz var ve listemizden pekçok yeri çıkartmak zorundayız.

Artık yürüyemeyecek kadar yorulup bir de acıkınca sahile iniyoruz. Paramızı cezalar ile tükettiğimiz için marketten kutu şarap, pizzacıdan paket pizza aldık, limanda oturduk yere, yedik, içtik, sohbet ettik. Daha güzel olamazdı.

Herşey mükemmeldi, ta ki 20.55’de salına salına tren istasyonuna girerken son Milano treninin 21.00’da olduğunu farkedene dek. Bilet almaya vaktimiz gerçekten yoktu geceyi Cenova’da geçirmeye de niyetimiz. Trenin en önüne koştuk, makinistlere “Biletimiz yok binebilir miyiz?” diye sorduk onlar da “Binin” dediler. Milano’ya evimize döndüğümüzde gerçekten oldukça yorulmuş, bir o kadar da mutlyduk.
 
Cenova’ya bir sonraki gidişimizde ise Santa Margherita’ya kadar devam ettik. Mutlaka görmelisiniz. Ulaşım yine trenle, hem ucuz hem de çok yakın. Cenova’dan tren 2,5 euro. Yeşillikler arasında bir kıyı kenti. Santa Margherita’dan bir sonraki durak ise Portofino, son liman…. 
 
İTALYA

San Gimignano – Toskana
Floransa.. Sanatın Kalbi..
Roma.. Vatikan..

YUNANİSTAN
Yunanistan Seyahat Planı
Bebekle Atina
Akropolis Müzesi

TÜRKİYE
Cunda
Akyaka Yeniden
Paşa Limanı
Gökova Tekne Turu
Kızkalesi
Olympos
Datça
Ilgaz
Alaçatı Yeniden
Susanoğlu’nda Kahvaltı
Eski Foça
Balıkesir

ÇEK CUMHURİYETİ
Gotik Kuleleri ile Prag

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin