Havası, doğası, denizi, yemekleri ayrı güzel. Gerçekten sakin bir tatilden ne beklerseniz Datça Yarımadası’nda bulabilirsiniz. Datça, hem Ege Denizi’ne hem de Akdeniz’e bakan bozulmamış birçok koyu ile en sakin rotalardan biri. Gelelim bizim gibi deniz odaklı tatil severler için Datça Koylarını anlatmaya. Öncelikle Datça’yı rahat rahat gezmek için aracınız olması sizi rahatlatacaktır. Bununla birlikte aracınız yoksa da hiç üzülmeyin çünkü Datça Merkezi’nde de denize girilebiliyor ve plajları çok güzel. Taşlık, Kumluk ve Hastane Altı Plajları alternatifleriniz olabilir. Hem şemsiye-şezlong kiralayabilir hem de yemek-içmek anlamında merkezinde olmanın avantajınının tadını çıkartabilirsiniz.

Ovabükü

Ovabükü taşlı bir sahile sahip. Biraz derin ve biz oradayken az biraz dalgalıydı.   Ovabükü‘nden çıkıp Palamutbükü‘ne gidene kadar pek çok küçük koy var. Datça merkezden 20 km uzaklıktaki Mesudiye köyünde bulunan Ovabükü aynı zamanda tatil boyunca kalmak için tercih ettiğimiz koy oldu. Fotoğrafta Ovabükü‘nden çıkar çıkmazki ilk virajdan Ovabükü manzarası.

This image has an empty alt attribute; its file name is sahil2.jpg

Koyların tamamında ışıl ışıl bir deniz pırıl pırıl minik taşlar. Biz hepsinde durduk şöyle bir denize girdik, kekik kokan ormanların havasını içimize çektik.

This image has an empty alt attribute; its file name is CIMG6539.JPG

Hayıtbükü

Mesudiye köyünün bir diğer koyu olan Hayıtbükü’nde deniz yine çok güzel. Konaklayabileceğiniz pansiyon alternatiflerinin de bulunduğu koy Ovabükü’ne göre daha kalabalık. Plaj kum, çam ağaçlarının altındaki sığ deniz çocuklu aileler için ideal.

Kızılbük

Hayıtbükü’nün hemen yanındaki yokuştan devam edildiğinde, aşağıda gizli kalmış bir cennet koy var. Gabaklar Plajı olarak da bilinen bu koy gerçekten de yeşil ve mavinin buluştuğu bir yer.

Strabon boşuna dememiş “Tanrı çok sevdiği kulunu uzun ömürlü olması için Datça Yarımadası’na gönderir” diye. Havası mis gibi ve deniz burada gerçekten akvaryum misali, zaten akvaryum adlı 2 koy var, “Büyük Akvaryum” ve “Küçük Akvaryum”. Biz Küçük Akvaryum’da durduk ama ne yazık ki rengarenk balıkların olduğu söylenen Büyük Akvaryum’a ulaşım sadece deniz yoluyla, dolayısıyla biz göremedik. Olsun, bu da güzel, bir kez daha buralara gelmek için bir sebep daha…   

This image has an empty alt attribute; its file name is CIMG6572.JPG

Palamutbükü

Palamutbükü balık keyfi için mükemmel. Yolunuz düşerse kendinizi bu keyiften, bu lezzetten mahrum bırakmayın. Sıra sıra balık restaurantları var kıyıda. Bizim oturduğumuz yerin adını ne yazık ki unuttuk ama hepsinin güzel olduğuna inancım tam.

This image has an empty alt attribute; its file name is CIMG6561.JPG

Biz burada Mercan ve kalamar yedik. Yediğim en taze kalamardı ve balık inanılmaz lezzetliydi.

This image has an empty alt attribute; its file name is CIMG6569.JPG

This image has an empty alt attribute; its file name is CIMG6566.JPG

Tanrı gerçekten Datça Yarımadası‘na deniz ve doğa konusunda çok cömert davranmış. Heryer badem ağacı, yol üzerinde birsürü yaşlı amca, yaşlı teyze göreceksiniz, bal-badem-zeytinyağı satan. Denizi hoş, hiç bozulmamış o güzelim koylar… Aslında, kiminle konuşursanız buraların eskiden çok daha güzel olduğundan bahsediyor. Zeytincilikle uğraşan halk evlerini pansiyona çevirmeye turizm işine girmeye başlamış. İnsanlar keşfediyorlar yani bu koyları. 

PS : Datça’dan Mesudiye’ye minibüsler var. Arabasız da gelseniz koylar arasında ulaşımın zor olmadığını öğrendik. Yine de arayıp bilgi almakta yarar var.

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin