İtalya 20 bölgeye ayrılmış durumda. Roma bu bölgelerden biri olan Lazio bölgesinin merkez şehri ve İtalya’nın başkenti. Çok büyük ve çok hareketli bir şehir. Milano, Cenova, Floransa gibi İtalya’nın pek çok şehri Roma yanında küçük kalsada tabiki İstanbul gibi bir yer de beklemeyin 🙂
Roma içerisinde bir de küçük ülke var ki Vatikan (Stato della Citta del Vaticano). Roma‘ya gelip Vatikan‘ı görmezseniz muhtemelen çıkışta döverler 🙂 Şaka bir yana hani Aşk Çeşmesi falan çok banal geliyor bana, çok turistik ne işim var diyorsanız bile sırf Vatikan için hayatınızda bir kez Roma’ya gidin. Vatikan 0,44 km2 lik yüzölçümü ile dünyanın en küçük ülkesi, 800-900 kişi yaşıyor. Yaşayan kişilerin ise yaklaşık yarısı Vatikan vatandaşı diğerleri sadece yaşama hakkına sahip. Her isteyen Vatikan’a taşınabiliyor mu hiçbir fikrim yok ama sanmıyorum. Kendilerine ait bayrakları var ve Papa burada söz sahibi kişi, mutlak monarşi ile yani tek elden yönetiliyor. 1929’da İtalyan Hükümeti ve Papalık arasında imzalanan Laterano Antlaşması (Patti Lateranensi) ile Vatikan bağımsız, ayrı bir devlet olmuş. 
Eğer tamam ikna oldum Vatikan’a gideceğim diyorsanız çok erken saatte gitmeye dikkat edin. Bizi sabahın köründe otel sahibimiz Franco bırakmış olmasına rağmen sıra vardı. 10.30 gibi çıkarken gördüğümüz sıraya ise inanamadık. 
 

San Pietro Meydanı – St. Peter’s Square 

Meydanı Bernini tasarlamış ve sembolik olarak Roma Katolik Kilisesi‘nin dünya’ya kucak açmış olmasını ifade ediyor. Biraz ansiklopedi bilgisiyle başlayalım; meydanın uzunluğu 320 metre, çapı ise 240 metre. Meydanı çevreleyen tam 284 adet sütun var. Sütunların üzerinde ise herbirinin boyu yaklaşık 3 m olan 140 Aziz heykeli var. Gelişigüzel heykeller değil gerçekten hepsi inanılmaz güzel ve hangi heykel hangi azize ait listeleri mevcut. Merak ediyorsanız tıklayın!

San Pietro Meydan‘ı fazlasıyla görkemli. Elips şeklinde simetrik meydanın ortasında Mısır’dan getirilmiş kırmızı granitten obelisk (25.5 m ama kaidesiyle falan yaklaşık 40 m) Bu obeliskin en büyük özelliği Roma’da Eski Mısır döneminden kalma tek obelisk olması. Taşın etrafındaki bronz aslanlarda görülmeye değer. 

San Pietro Meydanı’nı (Piazza San Pietro) italyan polisi korurken, Vatikan içerisinde diğer heryerin güvenliğinden İsviçreli Muhafızlar sorumlu. Bu muhafızların, kimisine göre komik gelen kıyafetlerini kayıtlarda ilk kez 1506 yılında özel olarak geçmekte. Yüzlerce yıl çok fazla değişikliğe uğramadan gelen tasarımın son halini Jules Repond (1910-1921) vermiş.
Yaklaşık 100 kişilik, dünya’nın en küçük ordusunun mensubu olmak o kıyafetleri giymek öyle kolay değil. Herşeyden önce İsviçre vatandaşı olacaksınız. İsviçre’de askeri eğitim alacaksınız, 19-30 yaş arasında olacaksınız, boyunuz 1.74’den kısa olmayacak falan falan. Daha sonra öğrendim ki bu muhafızların seks yapması da yasakmış.
Meydanda bulunan iki adet çeşmeden birini Bernini (1675), birini ise Maderno (1613) tasarlamış. Yüzünüzü Bazilika’ya döndüğünüzde soldaki Moderno‘nun. Neden 2 tane diye soracak olursanız meydanda herşey simetrik. Bu bütünlüğü bozmamak için Bernini bir çeşme daha yapmış.

San Pietro Bazilikası
San Pietro Bazilikası‘na (Basilica Papale di San Pietro in Vaticano) girebilmek için erken de gitmiş olsanız biraz sıra bekliyorsunuz. Hava çok sıcak ve meydandaki çeşmeler iyi ki var! Bazilika girişinde kontrolden geçiyorsunuz, kolunuz bacağınız çok açık olmamalı. Eğer uygun görülmezseniz içeriye almayabilirler ama yanılmıyorsam üzerinize uzun kollu yağmurluk gibi birşey veriyorlardı, emin değilim siz yinede önleminizi alın. Mesela içeriyi gezerken omzum açılmış hemen gelip uyardılar “bayaaannn bayan kendine gel” diye.
 
Bazilika’nın içini tarif etmek çok zor. İnanılmaz bir ihtişam sizi apayrı bir dünya’ya götürüyor. Roma Katolik Kilisesi’nin ana klisesi ve katolik dünyası’nın en büyük kilisesi. Yapımı 300 yıldan fazla sürmüş. Bu arada San Pietro yani Aziz Petrus adlı kişi, İsa’nın 12 havarisinden biri ve aynı zamanda ilk Papa. Aziz Petrus burada defnedildiği için, bu alan daima kutsal sayılmış ve korunmuş. 1838-40 yılında Giuseppe De Fabris‘in yaptığı 5,5 m’lik San Pietro heykeli Bazilika’nın önünde gelenleri karşılıyor… Ayrıca 13. yy’dan kalma bir heykeli daha var ki içerde çok daha fazla beğeneceksiniz.
 
Tarih ve sanat kokan duvarlar, sütunlar, tavan ayrıntıları ile büyülüyor… 

Sizi korkutmak gibi olmasın Bazilika adeta bir mezarlık. Aziz Petrus‘unki dışında 100’den fazla kabir burada bulunuyor. Fazlasıyla mistik bir havası var. Binlerce kişinin aynı anda dua edebildiği Bazilika’da biz küçük bir ayine denk geldik. İlahiler, mumlar, tütsüler siz düşünün artık. Şahaneydi!

Michelangelo‘nun 1499 yılında yaptığı Pieta heykeli de burada (girişin sağ tarafında). Açıkçası içerdeki en önemli eser bu diyebilirim ki zaten önündeki kalabalıktan da anlayacaksınız. 1974 yılında cilalanmış bu heykeli Michelangelo bitirdiğinde sadece 24 yaşındaymış! Bazilika’nın kubbesinin tasarımı da Michelangelo‘ya ait, ne yazık ki onun ölümünden (1564) sonra tamamlanmış.
 
Michelangelo‘nun muhteşem kubbesinin altında Baldacchino var. 17. yüzyılda pagan figürler olduğu gerekçesi ile Panthoen’un çatısındaki bronz kabartmalar eritilip tam 927 ton siyah bronz kullanılarak 30 m yüksekliğinde, 4 ayaklı bu sunak yaptırılmış. Baldacchino Lorenzo Bernini tarafından yaratılmış (1624-1633). 
 
 Yukarı baktığınızda kubbenin içerisinde bir yazı göreceksiniz;
TV ES PETRVS ET SVPER HANC PETRAM AEDIFICABO ECCLESIAM MEAM. TIBI DABO CLAVES REGNI CAELORVM 
(You are Peter, and on this rock I will build my church…. I will give you the keys of the kingdom of heaven.)


Başka başka neler var;

  • Bazilika içerisinde bulunan Vico Consorti tarafından yapılmış bronz Kutsal Kapı sadece çok özel kutlamalarda açılırmış.
  • İçerde Hıristiyanların hacı oldukları bir de simge var. Hac altındaki kare bölüme alınlarını dayıyorlar ve böylece hacı olduklarına inanıyorlar.
  • Sistin Şapeli’nin içerden giriş kapısının üst kısmındaki heykeller muhteşem! Hz. İsa’nın hayata tekrar dönerek tahtını papaların elinden alışını tasvir ediyor. Papalar da Hz. İsa önünde eğilmişler.
Kubbe 
 
Bazilika’yı gezdikten sonra bir de yukarı çıkayım diyebilirsiniz ki biz öyle yaptık. Şimdi eğer niyetlendiyseniz kendinizi bir tartın yapabilir miyim diye, neden mi? Yukarı çıkmak için önünüzde 2 yol var. 1.si merdivenler 2. si asansör. Sanmayın ki asansör sizi hooppp tepeye çıkarıyor değilmiş canım asansörden inip bir de onlarca basamak çıkıyorsunuz. Bir de bu merdivenler daracık duvarlar arasında. Düşünün biz asansörle çıktık ve inanılmaz çok yorulduk, değdi mi değdi orası ayrı ama 2 euro fazla verin asansörle çıkın. Yinede söylemeliyim ki ben o kadar çok sevdim ki 300 değil 500 basamak da olsa çıkmak lazım diye düşünüyorum tabi bir rahatsızlığınız yoksa. Manzara nefis! Yukarıda su kahve içebileceğiniz cafe tarzı bir yer var ama oldukça basit şartlarda. Manzaranın yanısıra bir de orta katta Bazilika’nın tepesindeki o heykelleri yakından görmek, meydana oradan bakmak paha biçilemez. Tabi bu kadar yorgunluğun diğer bir karşılığı da Bazilika’nın içini de yukarıdan görebilmeniz.

Papa, kışın Vatikan Sarayı’nda (Apostolic Place) ikamet ediyor. Saray, San Pietro Bazilikası’nın kuzey doğusunda yer alıyor. Bina içerisinde pek çok daire ve ofis bulunduğu gibi Vatikan Kütüphanesi de burada yer alıyor. Pazar günleri 12:00’de genelde halka açık selamlaması ve kısa duası oluyor. Güncel programı Vatikan’ın resmi web sitesi olan http://w2.vatican.va/content/vatican/it.html den takip edebilirsiniz. Yaz aylarında ise İtalya’nın en güzel küçük kasabalarından birine, Albano Göl’ü kıyısındaki Castel Gandolfo‘ya taşınıyor. Kasabanın nüfusu yaklaşık 9000.

 
Vatikan sadece meydan ve bazilika’dan ibaret değil. Ülkenin duvarları arkasında Vatikan bahçeleri, bir çok şapel var ki en önemlisi Sistin Şapel‘i (Cappella Sistina) ve birçok değerli yapıtı barındıran müzeler var. 
 
1630 yılında Basilica Papale di San Pietro in Vaticano. Bazilika’nın eski halinde Çan Kuleleri varmış.
 
Bu arada aşağıdaki linkten Sistin Şapeli‘ni görebilirsiniz. Yerinde gezmenin hissini elbette vermez ama bakmanızda yarar var, ben çok sevdim… En tepede Michelangelo’nun İncil’deki Yaratılış Hikayesi’nin resmi bulunmakta, tam karşınızda ise ünlü Adem’in Yaratılışı ve Kıyamet Günü Freski….
 
ünlü Adem’in Yaratılışı ve Kıyamet Günü fresklerinin
http://www.vatican.va/various/cappelle/sistina_vr/index.html


Her ne kadar görmek istesek de Sistin Şapel‘i için tekrar sıraya girmeniz gerekiyor ve ne yalan söyleyim buradaki son günümüz, bu kadar tarih yeter diyerek kendimizi Roma sokaklarına bırakıyoruz.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here