NAXOS

0
231
12.09.2015-22.09.2015 tarihlerini kapsayan Yunanistan tatilimiz öncesinde normalde yaptığımızdan daha çok araştırma yaptık, tabi ki bunun en büyük sebebi Ada 🙂

Gideceğimiz Adaları belirlerken de yine Ada’yı gözönünde bulundurduk ve bebek için de en uygun Adalardan olan Naxos ve Paros arasında kaldık. Aslında ikisine de gidebilirdik ama bloglarda birbirlerine çok benzedikleri yorumlarını okuyunca birine gidelim dedik ve Naxos‘ta karar kıldık. Naxos kumsalları denizi ile ünlü bir Yunan Adası. Atina‘dan kalkan feribotlarla ulaşım sağlanıyor. Feribot saatleri ve ücretler için Blue Star Ferries tık tık ! Kişi başı 35 euro ekonomik yani numarasız koltuk. 

Feribotumuzun adı Blue Star Naxos ve yaklaşık 1500 kişi kapasiteli. Açıkçası ben bu kadar kalabalık olacağını tahmin etmiyordum gerçekten de çok kalabalıktı.



Satış görevlisi Air Seats’e yani numaralı koltuğa gerek yok, ekonomik alın demişti ama ekonomik yani numarasız olan koltuklar hızlıca doldu. Eğer hızlı olabilirseniz ve biniş sırasında önde olursanız tabi ki cam kenarındaki masalı ekonomi sınıf koltuklar güzel ama biz bebek arabasıyla o kadar atik davranamadık ve bindiğimizde çoğu dolmuştu. Yaklaşık 5-6 saat sürecek bir yolu da tahta sandalyelerde yada kalabalığın ortasında geçirme düşüncesi iç açıcı gelmedi. Danışmaya sorduğumuzda gemi hareket ettiğinde biletimizi upgrade edebileceğimizi öğrendik ve o süre için geçtik güzel bir numaralı yere oturduk. Bizim gibi düşünen çok kişi olmuş ki bilet upgrade sırası inanılmazdı, biraz bekledik ama olacak gibi değildi. Baktık kontrol için gelen giden de yok oturduk kaldık rahat koltuklarımızda. Yani demem o ki tercih sizin ya hiç kasmayın verin 42 euro, numaralı koltuk alın rahat rahat oturun ya da binince feribota bakarsınız. Bizi şaşırtan şey ekonomi sınıfın ağzına kadar dolu olması numaralı koltukların ise neredeyse yolculuğun yarısına kadar boş olmasıydı. Şimdi bizi düşünün, böyle kontrol olmasa kim alır numaralı koltuk ve komik olanı kim oturur ekonomi sınıfta 🙂

Naxos‘a yol tam 7 saat sürdü. O kadar uzun süre Ada’yı oyalamak çok kolay olmadı tabi ki ama koltuğun ön tarafına sırt çantalarımızı koyup uzatma yapınca en azından rahat rahat uyudu.



Yolumuz uzun sürünce karnımız da acıktı ve biz hadi yiyelim diyene kadar bütün Blue Star Feribotlarında yer alan Angus Burgers kapandı. Öyle içimde kalmış ki Santorini‘ye geçerken feribota aç bindik ve buradan yiyecek birşeyler aldık. Angus Burgers Yunanistan’ın ünlü bir fast food zinciri ve bence mutlaka denemelisiniz. Biz çok sevdik. Ya çok açtık ya da gerçekten çok lezzetliydi.

Naxos‘ta kalacağımız Ormos Otel‘den bizi Liman’da karşılayacakları bilgisi verdiler. Ne gerek var diye düşünüyorduk ama iyi ki de öyle olmuş çünkü biz deniz, kum, güneş hayalleri kurarken Liman’a gece yarısı indik ki aman tanrım fırtına yağmur soğuk 🙁 Bebek arabamız uçacak sandık yani o kadar! Yorgunuz açız ve şoktayız. Otelin yeri çok güzel ve gecenin o saatinde yemek yiyebileceğimiz açık yerler var. Emrah çıkıp hemen kent meydanında bulunan Gairo’cudan birşeyler aldı geldi, pita arası cacıklı patates. O ada ne kadar lezzetli geldiğini tarif edemem 🙂 Tabi aslında burası bir nevi kebapçı, tavuk ve ham den yapıyorlar. 

Mis gibi bir odada Naxos sabahına uyanıyoruz. Otel açılalı birkaç hafta olmuş o yüzden herşey yepyeni ve tertemiz. Denize gireriz diye hevesle geldiğimiz tatildeki tek aksilik Naxos‘taki hava şartları oldu ama moralimizi bozmaya asla yetemez! Ada’daki oteller genelde apart şeklinde ve kahvaltıları yok ama sahilde ve kent meydanında kahvaltı yapabileceğiniz birçok yer var. Kahvaltı ortalama 5 euro. Farklı menüler yapmışlar, omlet-portakalsuyu-tereyağ-bal-kahve yada işte balı marmelat ile değiştirmişler falan. 2 kişi 10-12 euro arasında çok lezzetli bir kahvaltı yapabilirsiniz. 

İlk günümüzü Ada’nın tadını çıkarmaya, bol bol yürümeye ve hemen otelimizin kıyısındaki Saint George sahiline ayırdık. Bu plaj kentin içinde sayılır, yani kent meydanından yürüyerek 5 dk da ulaşabiliyorsunuz ve gerçekten de çok güzel. Kum plaj ve deniz sığ. Eminim daha sıcak günlerde çok güzel oluyordur.  Tepeye, eski kente, kaleye çıktık, sokaklarda gezdik. 



Buralarda çok çok güzel şık butikler, sevimli tavernalar falan var ve haliyle manzara da şahane.  Ponçik kızın uyku saatlerinde de otele döndük. 


Şimdi Naxos ile ilgili kesin bilgi veriyorum eğer ki sadece denize gireceğim otelden de çıkmam demiyorsanız bence Naxos‘un şehir merkezinde yani Chora‘da kalın. Biz öyle yaptık. İnanılmaz keyifli, sevimli, minik minik evler, hiç bozulmamış doğası, meydanı ile sizi sarıp sarmalayan bir bir kent burası. Ertesi gün için araba kiralayacağız o yüzden yemek için restoran ararken kiralama şirketlerini de geziyoruz. Fiyatlar ortalama 30 euro/gün. biz 25 euro’ya sadece 2 haftalık bir Panda’yı Fun Car Rides‘dan kiraladık. Bu arada Naxos‘ta 1 gün arabalı olmak yeter, 


2. gün sabahında otelden çıkıp Aristidi caddesindeki Crep Cafe’de kahvaltı yapıyoruz. Burası Meltemi Restoranı’ndan biraz yukarda yine meydana çıkan bir caddede ufacık bir Cafe. Muhteşem Crep yapıyorlar kesinlikle tavsiye ederim. Kahvaltı sonrası Panda’mızı alıp düşüyoruz yollara. Elimizde haritamız, ilk önce Naxos‘un ünlü Agios Anna, Agios Prokopis, Plaka ve Mikri Migla plajlarına ardından da Ada’nın tepelerindeki kasabalarına gideceğiz. Araba kiralamasanız da bu plajlara gelebilirsiniz çünkü merkezden kalkan otobüsler var. 


Plajlar merkeze yakın, 7-8 km uzaklıkta olan ilk yer Agios Prokopis, hemen yanıbaşında da zaten Agios Anna var. Sahil kenarı sıra sıra pansiyon ve restoranlar ile dolu. Buralardaki yerler güzel ama bir de plajlara yakın görünüp aslında uzak olan otel ve pansiyonlar var ki es kaza öyle bir yer ayarlamış olsak sıkıntıdan çatlarmışız. İşte o yüzden en mantıklı yer bence Chora. İlk durağımız olan Agios Anna‘dayız. Kumsal, deniz öyle güzel ki… O renk o berraklık insanın aklını alıyor. Bayılıyoruz! Kum incecik şahane.. 


Agios Anna‘nın devamı Plaka




Yol bozuluyor, etrafta ufak tefek birkaç pansiyon var. Kumsal ıssız. Öyle güzel ki.. ama deniz Agios Anna‘daki kadar güzel değil.. Agios Prokopis de Agios Anna‘ya çok benziyor. Zaten dediğim gibi yürüme mesafesinde iki ayrı plaj. Deniz yine şahane ama Ag. Anna‘nın kumu daha da yumuşacık. Buraya kadar gelmişken hava da soğuk ama denize girmezsek olmaz diyor ve atıyoruz kendimizi serin sulara.. Evet evet Ada’yı da atıyoruz 🙂 Su muhteşem.. muhteşem.. muhteşem.. Mikri Vigla bu plajlardan bir tık daha ilerde. 




Upuzun bir kumsal ve çok güzel. Yolun sizi götürdüğü noktada bir restoran var ve çok kalabalık. Bu kadar ıssız bir yerde bu kadar çok insanın bir bildiği var heralde diyoruz biz de bekliyoruz masa beklemeye. Gerçekten de beklediğimize değiyor deniz kenarında güzel bir yemek yemiş oluyoruz. 






Mikri Vigla’da karnımızı doyurduktan sonra tekrar yollardayız. Öncelikle bloglarda heryerde Naxos‘da mutlaka araba kiralayın ve kasabalarını gezin yazıları göreceksiniz. Ben bu kasabaların hiçbirinde bir numara göremedim. 




Yani güzel tabiki de “ayy mutlaka gidin” diyemem ama biz çoğunu gezdik 🙂 Apiranthos, Halki, Moni ve diğerleri. 2 rota belirleyebilirsiniz, biri uzun, biri kısa. Kısa olanda zaten çoğu kasabayı en azından en önemlilerini görüyorsunuz biz de onu tercih ettik. 




Kasabalar ile ilgili söyleyebileceğim çok birşey yok ne yazık ki. Apiranthos‘da yemek yemeği planlıyorduk ama kafamıza yatan bir yer olmadı iyi ki de olmamış çünkü Chora‘da şahane bir yemek yedik. 






Akşam arabamızı bırakıp sahile doğru iniyoruz. Önceki akşam yediğimiz yemekten o kadar memnun kaldık ki Yunan amcanın önerdiği ikinci restorana giderken bir yandan da Ada’nın güzelliğine kaptırıyoruz kendimizi. Burası gerçekten hemen alışacağınız ve bebekle de çok rahat edeceğiniz bir Ada. Yemek detayı aşağıda NAXOS’TA NE YENİR? bölümünde. 


İnsanın Naxos‘dan ayrılası gelmiyor. Deniz şahane, otel şahane, fiyatlar çok uygun. Kendinizi turistten çok lokal hissediyorsunuz çünkü öyle üst üste bir turist kalabalığı ve kargaşa yok burada. Hatta Santorini sonrası Girit‘e geçmesek mi diye düşünüyoruz ama ahh o rüzgar, 3 günde aptal etti bizi 🙁

Ertesi gün öğlen Santorini‘ye geçeceğiz. Kristo bizi Liman’a bırakmak için ısrar ediyor ama zaten liman hem yakın hem de son kez bu sokaklarda yürümek istiyoruz. Kent meydanında bulunan acenteden biletlerimizi alıp gidiyoruz Nakşa Limanı‘na. Bilet kişi başı 20 euro ama kredi kartı ile alırsanız suratsız acenteci amca +7 euro kesiyor. Biz daha yürürken uzaklardan görünüyor Blus Star Feribotlarının en büyüklerinden olan Blue Star Delos… 


Yine görüşeceğiz Naxos.. Biz seni çok sevdik.. 

Sonraki durak Santorini.. tık tık !

NAXOS’TA NEREDE KALINIR?


Ormos Holiday Studios

Naxos‘ta kalmak için onlarca pansiyon var. Merkezi Chora, burası küçük bir merkez ve aslında sezonda gitmezseniz gezip görerek kalacağınız yeri ayarlamanız da mümkün. Sezonda ise özellikle haftasonları Yunan Halkı buralara akın ettiği için mutlaka önceden ayarlamak lazım. Merkezde kalmak bize daha mantıklı geldi ama isterseniz yukarıda bahsettiğim plajların etrafı da otel ve pansiyon dolu. Sahil pansiyonları olduğu için birçoğu eski, biraz bakımsız. Özellikle banyolar… Genel olarak fiyatlar oldukça makul. Biz kaldığımız oteli seçerken merkezi ve temiz olsun istedik ama kararsızlık yüzünden 300 otele tekrar tekrar bakmaktan o kadar yorulmuş ve sıkılmıştık ki Naxos‘a geleceğimiz gün booking.com’daki en yüksek puanı almış oteli ayarlayalım dedik ve Ormos Holiday Studios’a karar verdik. İnanılmaz güzel bir otel, inanılmaz temiz bir oda.. Biz 3 gece için 2 kişi 320 tl ödedik. 

NAXOS’TA NE YENİR?

Maro’s 
Araç sorduğumuz acentalardan birine de “yemek yiyebileceğimiz güzel bir yer önerebilir misiniz?” diye soruyoruz iyi ki de sormuşuz çünkü Maro’s da yediğimiz yemek tatilde yediğimiz en güzel yemeklerden biriydi! Pek sevimli Yunan amca çok az ingilizce biliyordu ve kesinlikle turistik yerlerden uzak durmamız gerektiğini söyledi 🙂 Burada da turistler tabi ki vardı ama sağımız solumuz heryer daha çok yerel halktı. Biz 1 aperatif, 1 çupra, 1 de menüdeki Apiranthos usulü et yemeklerinden seçim yaptık. Apiranthos Naxos Adası‘nın yemekleriyle ünlü kasabası. Ada da yemeğe bayıldı, haliyle o yemek yiyince biz zaten doyuyoruz. Yunanistan’ın genelinde olduğu gibi porsiyonlar inanılmaz çok. Gerçekten de 1 tanesiyle 2 kişi rahatlıkla doyar. 



Yemekler ve 1/2 lt şarap için toplam ödediğimiz tutar 35 euro civarıydı. Yeri de çok merkezi, kent meydanından aşağı inen Ioannou Paparigopoulou caddesinde hemen sağda. 



Irini’s
Naxos‘taki son gecemizde tavsiye üzerine Irini’s e gittik. Burası sahilde sonlara doğru yani limana en yakın restoranlardan biri. Bir gece önce Apiranthos usulü et yemiştik, bu sefer tercihimizi Naxian mutfağından yana kullanıyoruz ve Naxian beef istiyoruz. Şöyle söyleyim muhteşemdi. Eğer Naxos‘ta 2 geceniz varsa birinde Maro’s a, birinde Irını’s e gelin, ama eğer tek geceniz varsa mutlaka Irini’s e gelin. Yemek inanılmaz lezzetliydi. 1 porsiyon ile 2 kişi ve bir bebek rahatlıkla doyar. Şarap nefisti. Sonrasında gelen sütlü tart ise anlatılamaz yaşanırdı. Yemek, servis, güler yüz, ortam unutamayacağımız bir akşam geçirmemizi sağladı. Yemek, şarap, tatlılar 20 euro ödedik. 


1 COMMENT

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here