36 SAATTE ATINA

1
69
Tatil planımız bayramı da kapsadı ve bayramda Akbük’de olacağımız için İzmir’den uçtuk yani önce arabayla Ankara’dan İzmir’e gittik. Uçak sabah 06.20 de, e haliyle Ada ponçiğimin uykusu birkaç kez bölündü ama minnoş kız hiç huzursuzluk çıkarmadı. Sırtımızda çantalar ve aç parantez (Böyle tatiller için mükemmel bir bebek arabası önerim var; baby2go pinna 🙂 ) havaalanındayız. O da ne! Uçağımız bir pırpır.  Tabi biz şok, ‘Ege Denizi’ni bu minnakla geçeceğiz, nasıl yani korkmalı mıyız?’ dedik ama gelin görün ki o 1 saat süren yolu ailecek mışıl mışıl uyuyarak geçirdik. Bebeklerin uçakta huzursuz olmalarının en büyük sebebi kulaklarının tıkanması o yüzden inişte ve kalkışta emzirmek mükemmel bir çözüm. Bununla birlikte Ada tam iniş ve kalkışta uyuduğu için emmedi.
Gün doğarken o irili ufaklı Ada’lar renkler, manzara mest etti bizi… ve işte El Venizelos Havaalanındayız! Havaalanı çok soğuktu ve Ada’yı ilk günden hasta etmeyelim dedik ve sağa sola bakmadan bir şehir haritası bulup çıktık havaalanından. Şehir merkezine metroyla gitmek mantıklı bir çözüm ve kişi başı bilet 8 €, 2 kişilik bilet alırsanız 14 €, bu bileti 2 kişi değil de gidiş dönüş için de kullanabilirsiniz. Biletin bu kadar pahalı olmasının sebebini binince anladık. Git git bitmiyor.. Uykusuzluk, hava değişikliği derken Ada metroda huzursuzlandı ama ne yapsın o daha 10 aylık minik bir bebek  Atina’da ulaşım ile ilgili ayrı bir yazı hazırlayacağım, kısaca bilgi vermek gerekirse Atina’da toplu taşıma ile biryerden bir yere gitmek kesinlikle çok rahat. Özellikle olimpiyatlar şehre bu anlamda katkı sağlamış. 3 numaralı mavi renkli metro ağı Havaalanı’ndan şehir merkezine geliyor ve en önemli metro hattı. Aynı platformdan kesik sarı çizgilerle gösterilmiş banliyo treni de kalkıyor ki bu 2’sini karıştırmamak gerek, metro’nun üzerinde M harfi var ama yine de emin olamazsanız bir bilene sorun.
 

20 durak falan sonra Syntagma Meydanı’ndayız. Yol nereden baksanız 40 dk sürmüştür. Meydan yeni yeni hareketleniyordu ve öyle bizi ‘waoooow’ falan dedirtmedi.  Parlamento Binası’nın bulunduğu Syntagma Meydanı ya da Türkçe adıyla Anayasa Meydanı haberlerde görmeye aşina olduğumuz her türlü eylemin, politikacıların konuşmalarının gerçekleştiği ülkenin en önemli meydanı. İlk izlenim ve aslında Yunanistan tatilimizin sonunda söyleyebildiğim şu ki, Atina’da kendinizi zaman zaman Türkiye’de, zaman zaman da Avrupa’nın göbeğinde hissediyorsunuz. Tipler davranışlar evet bize çok benziyor ama nerede bizde tarihi, mimariyi koruma bilinci? Buralar bizde olsa “bu bina eskidi yıkalım bir avm yapalım” der geçeriz. 

Otele gitmek için erken ve biz çok açız, meydandaki küçük bir Cafe’de oturup kahvaltı yaptık. 12 saattir yoldayız, şu an kahveden daha iyi hiçbirşey olamaz! Biz kahve içerken Ada biraz emdi, biraz süt içti, biraz da fesleğenli domatesli bruschetta yedi.
 
Kaldığımız otel ile bilgi aşağıda Atina’da Konaklama bölümünde yer alıyor. Çok çok merkezi değildi otelimiz ama Syntagma Meydanı’ndan yürüyerek 15-20 dk da ulaştık. Evet o yorgunluğun üzerine nasıl bir enerji dolduysak yürüdük otele. Amacımız etrafı görmek geze geze gideriz dedik. Otele yürümek hiç iyi bir fikir değilmiş çünkü bölge olarak biraz kötüydü. Sokaklar çok pisti ve ilk izlenim “ayyy Atina çöp kokuyor” oldu :). Odamızın hazırlanmasını beklerken hemen aşağıdaki sokakta kurulan pazarı gezdik, Ada için meyve aldık. Akropolis manzaralı roofta birşeyler içtik. Otelin manzarası çok güzeldi ama genel olarak Atina’ya bakınca biraz bakımsız fazlasıyla beton bir şehir havası var.
 

Tahmin edersiniz ki öyle yorgunduk ki odaya girer girmez yine ailecek uyuduk. Sağolsun kızım tatilde uyku konusunda bizi hiç zorlamadı diyebilirim. Uyanır uyanmaz hazırlandık ve attık kendimizi Atina sokaklarına. Otel’deki çocuk Akropolis’e yürüyerek gidebileceğimizi söyledi ve biraz da dinlenmiş olduğumuz için yürüyelim dedik. Yani diyebilirim ki o ilk izlenimde pis kötü dediğimiz sokaklara 2. seferde alıştık ve benimsedik. Çok güzel bir sokak var şehrin merkezine inen Ailou, otelden çıkıp birkaç cadde geçtikten sonra bu sokağı takip ettiğinizde zaten neredeyse Akropolis’e çıkıyorsunuz.

Akropolis Atina’da 1 gün kalınacaksa olmazsa olmaz mutlaka gidip görülmesi gereken yer.

Hava inanılmaz sıcaktı ve eğer siz de sıcak bir mevsimde gidecekseniz siz siz olun hava biraz serinlediğinde çıkın o tepeyi. Giriş 12 euro, öğrenci indirimi var %50. Hemen girişi geçtikten sonra bebek arabasını emanete bırakıyorsunuz çünkü oralarda bebek arabası sürmek falan imkansız hem de çok tehlikeli olduğu için izin vermiyorlar. Bizim yanımızda babybjörn kangurumuz vardı ve Ada ile hiç zorlanmadık. Güneş batarken manzara şahane. Yüzlerce yıl öncesinin taş merdivenlerindesiniz. Çok dingin ve güzel, net!

 
 

Akropolis’den çıkınca Akropolis Müzesi’nin olduğu Dionysiou Areopagitou sokağında bulduk kendimizi. Sokak sanatçıları, satıcılar, hoş cafe ve restorantların sokakta akşam üstü zaman geçirmek için harika bir yer. Küçük bir kilisede nikah vardı ve fazlasıyla sevimliydi.

Akropolis Müzesi Akropolis’e 300 mt Syntagma Meydanı’na ise 2 km uzaklıkta. Detaylı bilgi ve müzeden fotoğraflar için tık tık !

Bu sokaktan geze geze tekrar Plaka bölgesi’ne çıktık. Burası şehrin en turistik yeri diyebilirim. Osmanlı zamanında Türk mahallesi olarak biliniyormuş. Syntagna Meydanı ile Monastiraki Meydanı arasında kalan alan Plaka Bölgesi. Plaka ve ertesi gün göreceğimiz Psiri 2 katlı, rengarenk cumbalı evler ile dolu. Taş sokaklarda sıra sıra Taverna’lar, incik boncuk satan dükkanlar falan derken inanılmaz keyifli bir bölge burası. Alaçatı sokaklarını çarp 30 la diye anlatabilirim.  Tabi ki bizim otelin olduğu bölgenin halinden burada eser yok. Kalmak için gerçekten tercih edilesi ama gece çok gürültü patırtı olur mu bilemiyorum.

Plaka’da bulunan tavernalardan birinde yemek yiyip yolumuza devam ettik ve kendimizi Monastraki Meydanı’nda bulduk. O ne kalabalık! Bu meydan turistik olduğu kadar yunan halkının da buluştuğu tam anlamıyla bir uğrak noktası. Ada artık günün yorgunluğu ile uyumuştu ve o gürültüden bir an önce çıkmak için şöyle bir meydan havası aldık, meydanda bulunan Tzisdarakis Camisi manzaralı fotoğraf çektik ve otelimize dönüş yoluna geçtik. Dönerken de haliyle yolumuzun üzerinde olan sanırım Atina’nın en ünlü caddesi Ermou Caddesi’nden geçtik. Burası dünyaca ünlü markanın mağazalarının bulunduğu tabi ki kalabalık bir cadde.

Ertesi gün Naxos feribotumuz 07.20’deydi. Bizim otelden 06.00 da çıkmamız iyi olur diye düşündük çünkü daha feribot biletlerimizi almamıştık. İyi ki de almamışız! Akşam yatarken “saat kursak mı?” dedik, “kuralım ama nasıl olsa Ada bizi uyandırır” diye konuştuk. Son söz!! Ailecek uyandığımızda saat 08.30’du 🙂 “E olsun bir sonraki feribota bineriz” dedik ve o da ne? Bir sonraki feribot 17.00’daymış. Açıkçası önce bir ne yapacağız şimdi dedik ama çok da iyi olmuş Rahat rahat Akropolis manzaralı kahvaltımızı yaptık, hazırlandık ve yine çıktık Atina sokaklarına.
 
Bu sefer yanımızda eşyalarımız da olduğu için taksiye bindik. Otelden Monastraki Meydanı 4 euro tuttu. Bu meydana gitmemizin sebebi burada feribot için biletimizi de alabileceğimiz bir acente olmasıydı. Atina’dan Naxos’a saat 17:00’da kalkacak olan feribot biletlerimizi Blue Star Ferries‘den aldık. Kişi başı 35 euro ekonomik koltuk. Bunu almanız yeterli Air Seats’e yani numaralı koltuğa gerek yok dedi satış görevlisi. Akşam kalabalık ve gürültüden tadını çıkaramadığımız meydan gün ışığında daha da güzel göründü bize. Athens Flea Market’in yani bit pazarının girişi de bu meydanda bulunuyor.
 
 

Bu bölgede birkaç saat takıldık, yemek yedik ve Monastraki’den bindiğimiz metro ile Pireus Limanı’na ulaştık. Sıradan bir liman, kalabalık, sıcak. Zaten merkezden de uzak.. Çok sevmedim yani burayı. Limandan bir yere gitmeyecekseniz gideyim de bir göreyim diyeceğiniz bir yer değil. Bir cafe’de (aşağıdaki fotoğrafta 2 binanın arasındaki küçük siyah olan yer) oturduk kahve içtik birşeyler atıştırdık ve Naxos’da kalacağımız otelimizi ayarladık. 

 


Ege’nin mavi sularında Naxos’a gitmek üzere ayrıldık Pire Limanı’ndan.. Atina’ya 2 gün yeter mi dite sorarsanız bence yeter 🙂

Atina’da Konaklama

Oteli gitmeden 3 gün önce ayarladık. Aslında Plaka’da -şehrin en keyifli bölgesi- kalmak istiyorduk ama biz son dakikaya kaldık ve o bölgedeki hem güzel hem ekonomik olan oteller dolmuştu ve iyi ki de dolmuş çünkü otelimizi gerçekten çok sevdik! Syntagma Meydanı’na yürüyerek 15-20 dk uzaklıkta. Oteli konum ve temizlik olarak önerebilirim. Buradan da inceleyebilirsiniz ; Dryades Otel. Biz Akropolos manzaralı (özellikle akşam muhteşemdi) balkonlu bir odada kaldık ve oda kesinlikle booking.com daki fotoğraflardan çok daha güzeldi. Tabi yine de siz diğer otellere de bakın ve erken rezervasyon yaptırın. Şimdi burada çok önemli bir tip veriyorum 🙂 Otelinizi isterseniz booking.com dan yada başka bir yerden beğenin ama ayarlamayı ya otelin kendi sayfasından yada göndereceğiniz bir e-posta aracılığı ile yapın ve booking.com un verdiği fiyatlardan daha ucuza konaklayın, Biz bunu farkettikten sonra hep öyle yaptık.
Bölge olarak bakınca da Pire Limanı tarafı öyle pek iç açıcı değil çok merkezi de değil aman denize yakın olsun falan diye o taraftaki otelleri tercih etmeyin. Havaalanı da ciddi anlamda uzak birden fazla kez şehir merkezine inmeyi düşünüyorsanız hiç o tarafa bakmayın bile. Yine en uygun otellerin bulunduğu Omnia Meydanı çevresi eskiden çok güzelken şimdi mültecilerin akınına uğramış ve bölgede suç oranı çok yükselmiş. O yüzden pek tercih edilesi değil. 
Otelde kahvaltı ekstraydı 7 euro ve otelin terasında açık büfe şeklindeydi. Komşumuz canımız cicimiz de olsa kahvaltı konusunda bizden öğrenecekleri çok şey var derken tatilin sonunda bir baktık ki kahvaltıda sadece bir dilim kızarmış ekmek terayağ, bal, biraz meyve ve kahveye epey alışmışız 🙂

1 COMMENT

  1. Ankara ve İstanbul gibi büyük kentlere yakın olan, her geçen yıl gelişen ve büyüyen Kartepe Kayak Merkezi’nde hem kayak yapacak hem yüzecek hem aktivitelere katılacak hem de tarihi yerleri göreceksiniz.
    Daha Fazla Bilgi İçin Lütfen İnternet Sitemizi Ziyaret Ediniz.
    http://www.kartepeotel.com.tr/ #kartepe #kartepeotel #kartepeoteller

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here