VOLTERRA

0
61
Cinque Cento’muzla nefis Toscana güneşi altında ilerlerken arkamızda bırakıyoruz San Gimignano Kuleleri‘ni… Bu arabayı çok istiyorduk ama önceden rezervasyon yaptırmamıştık ve o kadar şanslıyız ki kiralama şirketlerinin elinde kalan sonuncusu bizim oldu 🙂 Sezonda gidiyor ve araba kiralamaya niyetliyseniz önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var..

 Manzara büyüleyici…

Amacımız küçük kasabaları geze geze Pisa‘ya oradan Lucca‘ya geçmek.. Gece Cinque Terre‘de olmayı planlıyoruz…


Toscana özenle seçilmiş renklerle bezenmiş kocaman bir resmin içinde olduğunuz hissi yaratıyor.. İtalya için favorimiz kesinlikle bu bölge.. Hatta şöyle kafa dinleyim, huzur bulayım, bütün dünyadan uzaklaşayım derseniz hiç düşünmeden gelin… Güzel ama çok güzel yemekler, şarap, harika havası… Görmeli yaşamalı.. 

İlk durağımız Pisa‘nın doğusunda yer alan VolterraFloransa‘dan 70 km, Siena‘dan 47 km ve Pisa‘dan 63 km uzaklıkta.. Trenle de gelinebilir.. 

Kentin geçmişi Etrükslere dayanıyor.. O zamanda Velathri yada Felathri olarak anılan adı Romalılar ile birlikte Volaterrae olarak değişmiş.. 


Burası tarihin bir döneminde ünlü Medici Ailesi tarafından yönetilmiş bir Ortaçağ Kasabası… Birçok yerde olduğu gibi merkeze araba giremiyor.. Arabamızı kentin girişindeki, Etrüksler‘den kalma ve çok iyi korunmuş olan yüksek surların altına bırakıp yürümeye başlıyoruz… Kentin etrafı düşmanlardan korunmak için çok yüksek ve sağlam surlar ile çevrilmiş ancak düşen nüfus şehri korumak için yeterli olmayınca 13. yy’da daha küçük bir alanı saracak yeni surlar örülmüş.. O nedenle de Roma Tiyatrosu ve bazı kiliseler surların dışında kalmış.. Kentin pek çok giriş kapısından biri olan Porta del Arco 5. yy surlarından kalan tek yapı..
 

İtalya kesinlikle şaşırtmıyor bizi.. Gittiğimiz heryer yürüdüğümüz yola, katettiğimiz mesafeye değiyor.. Çok güzel..

Tipik bir ortaçağ meydanı olan Piazza dei Prioride yer alan Palazzo dei Priori 1257 yılında tamamlanmış olup İtalya’nın en eski belediye binalarından.. 

 

Floransa‘nın İtalyan Rönesansı dönemindeki fiili hükümdarı  olan Muhteşem  Lorenzo (Lorenzo il Magnifico) tarafından askeri amaçla yaptırılmış olan Castello Medici Medicilere karşı olanlar için  siyasi hapishane olarak görev yapmış. Çok görkemli bir yapı.. Günümüzde de hapishane olarak kullanılıyor ve içerisinde bir restaurant bulunmakta.. Mahkumlar hem yemeklerin yapımına yardım ediyor hem de garson olarak çalışıyorlar.. Ancak ne yazık ki sadece ayın bazı günleri önceden ilan edilen bir programa göre açık ve rezervasyon yaptırmak şart..
 

  

Biz minik bir pizzacıda yedik ve nefisti.. Tadı damağımızda kaldı 🙂

Bu arada Twilight serisinin ikinci filmi olan Yeni Ay‘ı izleyenler Volterra‘yı anımsayacaklar. Stephanie Meyer kitabında burada yaşayan bir vampir grubu olan Volturi Ailesi‘nden bahsetmekte… Filmin sonunda da Edward ve Bella bu kente geliyorlar.. Şöyle bir durum var ki filmdeki Volterra sahneleri burada değil yine bir ortaçağ kenti olan Montepulciano‘da çekilmiş… Under The Tuscan Sun filminin bazı sahnelerinin de bu kentte çekildiği düşünüldüğünde görmekte fayda var.. Bizim için Montepulciano‘ya gidiş, geri dönüş demek olacaktı ve yolumuza devam etmeye karar verdik.. Bir daha ki sefere artık 🙂



Diğer gezi yazıları için tık tık!

İTALYA
YUNANİSTAN

TÜRKİYE

ÇEK CUMHURİYETİ

FRANSA




LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here