Tatil için nereye gitsek diye düşünürken bir de bakmışız yine karar vermişiz. Alaçatı‘ya gidelim.. Bu sefer her diğerlerinden daha farklı çünkü minnak kızımız Ada Mia da bizimle.. Yani bizimle sayılır şu an 25 haftalık kendisi 🙂
 
Ben Adana’dan uçakla İzmir’e geldim Emrah beni burada karşıladı. Amacımız aslında hemen Alaçatı‘ya geçmekti ama bir gün İzmir’de kalalım dedik. İzmir gerçekten ikimizinde yaşamak istediği dahası kızımızı büyütmek istediğimiz şehir. Hiç yabancılık çekmiyoruz sanki evimizdeyiz gibi burada… Güzel bir yemekten sonra Kordon kalabalık, biz de oturduk çimenlere midye yedik mis gibi havayı içimize çektik. Otel gezmeyi seviyoruz o yüzden sanırım 1 saatte İzmir’deki çoğu oteli gezdik ve kalmak için Ege Palas‘a karar verdik. Aslında güzel ama eski bir otel, odası eşyalar beklediğim gibi değildi ama sabah o güzel manzaraya uyanmak için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir otel. 
 
 
Sabah düşüyoruz yola. Nasıl özledik Alaçatı’nın daracık sokaklarını, Ilıca’nın muhteşem kumsalını…
 
Biz hep arabayla geldik ama arabasız gelirseniz de havaalanından kolayca araba kiralayabilir yada yine havaalanından binebileceğiniz otobüslerle Çeşme’ye ulaşabilirsiniz. Çeşme’ye diyorum çünkü Alaçatı, havaalanı ve Çeşme arasında kalsa da otobüsler durmuyor yani Çeşme’de inip tekrar minibüse binip Alaçatı’ya gitmeniz gerekiyor.
 
İşte yine Alaçatı’dayız. Önce otelimizi ayarlayalım. Tabi ki otel için en çok kullandığım site ve uygulama booking.com ama yerinde görüp karar vermeye de bayılıyorum. Aslında bütün gün buradaki otelleri gezebilirim ama karnımda Ada ile bu sıcakta zor oluyor, kendimizi denize atmak için sabırsızlanıyoruz : )
 
Aklımızda birkaç tane otel var, hem onları gezdik hem de gezerken ‘aa buraya da baksak mı?’ dediklerimizi 🙂 Çok sevdiklerimi kısacık anlatayım. Girip de hadi biraz fotoğraf çekelim diyemediğimiz için fotoğrafları booking.com dan aldım.
 
1. Alura Butik Otel
 
Tek kelimeyle muhteşem. Bayıldık. Alaçatı’nın tam kalbinde yer alıyor desem yeridir. Yukarda bahsettiğim o sımsıcak güler yüzlü insanlardan biri olan İpek Hanım ilgilendi bizimle. Odalar tam Alaçatı zevkinde döşenmiş. Beyazlar, maviler… Hem çok ferah hem de çok konforlu. Bahçesi de çok çok güzel. O havuz, denizi bırak bana gel diyor..
 
Rezervasyon için;

2. Kesre Butik Otel
 
Yine çok merkezi, konum olarak mükemmel bir otel. Figen Hanım ev sahibi. Ev sahibi diyorum çünkü gerçekten yine ev sıcaklığında bir otel. Odalar ferah güzel.. Ben çok sevmem pembeler morlar ama buraya çok yakışmış. Açıkçası gitmeden biryerde okumuştum, kahvaltısını öve öve bitiremiyorlardı biz de burada 2. kahvaltımızı yaptık. Malum obur kızım benim çabucak acıkmama sebep oluyor 🙂 Gerçekten anlatıldığı kadar vardı. Tavsiye ederim.
Rezervasyon için;
 
3. Kavalalı Otel
Birsüre sonra bütün sokaklar, bütün taş binalar birbirne benzemeye başlıyor 🙂 Burası da çok güzel şirin bir otel. Taş duvarlı odalarına bayıldık ama sanki odalar biraz dar gibi bir de mini barın olmayışı bence dezavantaj olmuş. Çünkü insan uyanınca falan elini atıp bir soğuk su bulmak istiyor. Heryerde olduğu gibi burada da personel oldukça güleryüzlüydü. Bahçesi de tam bebeği ortalığa bırakmalık.

 

Rezervasyon için;

 
4. Viento Alaçatı
 

Burası hem çok merak ettiğim hem de kalmak istediğim yerdi ama ne yazık ki kalamadık çünkü bütün odaları doluydu. Viento’da Öznur Hanım ilgilendi bizimle. Odalar güzeldi. Diğer otellere göre biraz daha nasıl anlatsam otel. Pek çok ücretsiz ekstra hizmeti var. 

 
Rezervasyon için;


 

Gezdiğimiz ama çok da beğenmediğimiz 2-3 otel daha var. Yukarıdakiler arasında en çok Alura’yı beğendiğimi de söylemeliyim. 

 

Benim burada bahsettiğim 3-4 otelle bitmez Alaçatı. Dediğim gibi bütün gün otel gezebilirsiniz. Birbirinden güzel keyifli zarif oteller, hepsinde 1’er gece kalası geliyor insanın. 

 
Peki biz nerede mi kaldık? Biz tercihimizi İncirli Ev‘den yana kullandık. Çok ama çok güzeldi. Bahçesine girdiğimiz an ‘tamam burada kalalım’ dedik. Uzun zamandır olmadığı kadar huzurlu vakit geçirdik. Taş duvarlı odası, bahçesi öyle güzeldi ki çıkasımız gelmedi otelden. 2 gece kaldık ve o 2 kahvaltının da tadı damağımızda kaldı. Şahaneydi. Minik kızım doğunca umarım onunla da gitme fırsatımız olur. Uzun uzun yazacağım ama sevgili Osman Bey ve Sabahat Hanım çok teşekkür ederiz kısacık tatilimizi bizim için unutulmaz kıldığınız için.
 

Rezervasyon için

 
Diğer gezi yazıları için tık tık!

 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here