ABANT

0
669
Bu sene kış gelmedi. Hava ne kadar soğumuş olsa da gökyüzü neredeyse hep cıvıl cıvıl hep masmavi.. Yılbaşında Erciyes’e gittik vesadece pistte kar vardı, yani yapay kar. Konuştuğumuz kişiler ise yine şanslı olduğumuzu diğer dağlarda hiç kar olmadığı için pek çok iş yerinin kapandığını söyledi.
Geçen hafta “günübirlik şehirden uzaklaşalım, hazır bahar havası Abant güzel olmaz mı” dedik. Biz bahar havası dedik ama Kuzey için olay “karda oynamaya gidiorummm” du 🙂 

Otoyola çıktıktan yaklaşık 1,5 saat sonra Abant dönüşündeyiz. Ankara-İstanbul otoyolunda Bolu-Batı çıkışlarından çıkmalısınız. Bir önce çıkarsanız da sorun yok, bizim gibi paralel yoldan yaklaşık 10 km giderseniz. Amacımız önce güzel bir kahvaltı yapmak. Abant yoluna döndükten birkaç km sonra sağda Gökdere’yi göreceksiniz. Hava öyle ayaz ki dışarda otuırmak mümkün değil ama gerçekten bahar geldiğinde tadına doyum olmayacak bir bahçesi var. 


Duyduğumuz şey Abant’a kadar yol boyu kahvaltı yapabileceğimiz mekanların olduğuydu ve biz hiçbir yer bilmeyerek tamamen şansımıza güvenerek burayı seçtik. Aslında gerçekten bir mekan ne kadar doluysa sanki o kadar da iyi oluyor. İçeride karşılaşacağımız manzarayı dışardaki sıra sıra arabalardan tahmin etmeliydik. Minnacık mekan tıklım tıkış. Kocaman pencereleri ile ferah, sıcacık, hiç abartısız, hatta biraz salaş.  İçeride şömine yanıyor onun tam önünde bir masa var. Şansınız varsa o masayı kaparsınız çünkü rezervasyon yapmıyorlarmış. 





O kalabalığa rağmen servis fazlasıyla hızlı. Ortaya serpme kahvaltı geliyor. Ekmekler sanki sobada kızarmış, mis gibi. Güveçte sucuk, sigara böreği, patates kızartması, peynir, zeytin, güveçte köy peyniri, terayağı, bal, kaymak vs. nefis nefis nefis.. Belki çok aç olduğumuz için öyle gelmiştir, o da olabilir ama masanın hakkını verdik 🙂 Kişi başı 20 tl.

Bu arada Kuzey için etrafta kar bakıyoruz ama ne mümkün kar yok.

Sapağı döndükten sonra yaklaşık 30 km sonra Abant’a ulaşıyorsunuz. Yolun solunda  Geyik Üretim Çiftliği var, ne sevimli 🙂

Abant evet çok güzel.. Evet haklısınız doğal bir güzellik.. Evet manzara şahane.. Ancak bende beklediğim etkiyi yaratmadı.. Mutlaka baharda daha güzel oluyordur. Bir kere o ahşap ev Abant’ta değilmiş 🙂 

Burası bir Milli Park. Araç ile giriş ücreti 10 tl. Gölün etrafında aracınız ile tur atabiliyorsunuz. Adım başı teyzeler çiçek, ıhlamur satıyorlar. Dünya güzeli nur yüzlü bir teyzeden sarı çiçek aldık. Altın çiçeğiymiş hiç bozulmazmış 🙂


Kuzey’i daha fazla oyalayamayacağımızı anlayınca kar arayışına girdik. Gölün etrafında minik bir yol ayrımında “kar pistine gider” yazısı görünce döndük hemen. Çok güzel.. Yamaçta yayla evleri. Pist niyetine bir yer ama tabi öyle kayak yapılıyor sanmayın. Kızakla falan kayılıyor. Oldukça dik bir tepeye yan yan  tırmandık, etrafta bizden başa kimse yok, huzurun karın doğanın ve güneşin tadını çıkardık. Kuzey’in karda yuvarlanmasını izlerken, kızakla kayarken attığı sevinç çığlıklarıyla eğlendik.

Kar ararken bir tepeyi aştık ve çok güzel bir manzara ile karşılaştık. Daha uzun bir günde gelmeli ve Abant Göl’ü yakınlarındaki yaylaları gezmeli diye düşünüyoruz. Samat Yaylası, Örencik Yaylası, Mudurnu…

Abant sonrası gelmişken mutlaka görmeliyiz dediğimiz Gölcük’e (Cennet Göl) doğru devam ettik. Gölcük için tekrar anayola çıkmalısınız. Bolu’ya doğru giderken sağda Gölcük tabelasını göreceksiniz. Abant’a yaklaşık 35-40 km uzaklıkta. Burası yapay bir göl ve yüksekte.  Milli Park giriş ücreti yine 10 tl. İşte aradığımız, beklediğimiz buydu. Çok ama çok güzel… Keşke önce buraya gelseymişiz demedik değil çünkü artık güneş batmak üzere..

Göl huzurlu, sakin.. Ahşap ev karşımızda, rahatladık 🙂 Bu kartpostallarda gördüğümüz güzellik Orman Bakanlıuğı’nın misafirhanesiymiş… Gölün etrafında yürüyerek yada bisiklet ile gezebilirsiniz (1,5 km). Kocaman ahşap masaların olduğu girişteki mekana girip sıcak birşey içmek istiyoruz. Yoğun mangal kokusu bizi bizden alıyor ve hem içelim hem yiyelim diyoruz. Akşama doğru olduğu için kalabalık yok ama sanırım öğle vaktinde mangal kokusu burayı biraz daha çirkin yapabilir. Ekmek arası çiğ (!) köfte ve nispeten pişmiş sucuk başarısız.

Böyle yerler eminim haftaiçinde daha güzel oluyordur.

Kalacak yer olarak ise Abant Gölü’nün etrafında oteller var. Abant Yolu üzerinde de bir dolu otel var. Biz içine girmedik ama dışardan bakınca Kartal Yuvası’nı çok beğendik. Zaten sanırım burası da Gökdere’nin.


5 Yıldızlı              Abant Palace Otel                   0374 2245012
5 Yıldızlı              Büyük Abant Oteli                 0374 2245033
Abant Gökdere Kartal Yuvası Otel                     0374 2371150
Abant Bungalov Evleri                                       0374 2245178

Abant Pansiyon                                                   03742371107          
Petro Club Tatil Köyü                                        0374 2252870         

Abant Dere Pansiyon                                        0374 2371105       
Yeşilev Pansiyon                                               0374 2371149           
Güneş Pansiyon                                                 0374 2371048         
Abant Yayla Pansiyon                                       0374 2371072         

Diğer gezi yazıları için tık tık!



LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here