Uçak biletleri bakmalar, rota alternatifleri, ‘tekne mi kiralasak acaba?’ soruları dönüp dururken, bu kadar planın içinde boğulduğumuzu hissederek aldık çantalarımızı düştük yollara.                                   

Kabak

Dalaman’a uçak ile gidilirse Havataş ile Fethiye otogara yaklaşık ~1 saatte varılıyor. Uçak yerine otobüs kullanılırsa zaten Fethiye otogara iniliyor. Buradan minibüs ile yaklaşık ~30 dakikada, ~6 liraya otogardan araç ile gidilebilecek en yakın noktaya kadar gidilebiliyor, bu da zaten Kabak’ın en tepe noktasına denk geliyor. Taksiciler anında gelip 100 TL, 80 oldu, haydi size 60 diyecekler yolu uzun sanıp oyuna gelmeyin. Otogardan araç ile gidilebilecek en son durakda sizi bıraktıklarında, Kabak’ın aşağısına doğru inen minibüse biniyorsunuz, bu yolculuk çok kısa sürüyor, araç döne döne herkesi kalmak istediği yerleşim grubuna bırakıyor.
Kalacak yer seçenekleri çok fazla, biz tavsiye üzerine Turan Hill’i tercih ettik ve çok memnun kaldık. Yeri çok uygun, hizmet ve servis çok güzel, insanlar eğlenceli, tüm ihtiyaçları düşünmüş ve karşılamışlar. 3 ayrı kat şeklinde kurulmuş. En üst kısımda alt ve üst terası, yemek alanı, barı ve tuvaletler var. Ayrıca gün içinde dinlenmek ve serinlemek için gölge altında masalar, yer minderleri ve sedirler var. Merdivenler ile bir alta inince bu sefer kalacak bir kaç bugalow başlıyor, serinlemek için minik ve soğuk bir havuz, duşlar ve tuvaletler ve bir oturma alanı daha bulunuyor. Bir alt kata daha inince tüm çadırların bulunduğu geniş alana geliyorsunuz. Bir kattan bir kata inip çıkmak yormuyor.
Deniz ilk bakışta uzak duruyor ancak denize gidilebilen arka kestirme yol ağaçlıklı ve serin olduğundan keyifli. Bir kere yolu öğrenince çok kısa sürüyor.

Yemekler muhteşem, açık büfe, çeşit bol, her damağa uygun. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği kalma ücretine dahil. Ara öğün gerekirse ayrıca hamburgerden humuslu sandviçlere kadar seçenekler bulunuyor.
Sahilde çok fazla gölge alan bulunmuyor ancak varolanları topluca kullanmak konusunda herkes cömert 🙂 Zaten akşam saatlerine kadar kimse çok uzun kalmıyor sahilde, akşam olunca ise tüm sahil insan doluyor. Biz orada kaldığımız 2 gün boyunca çadıra sadece eşyalarımızı bıraktık ve hep sahilde uyuduk. Uzun kollular ve çorap sabaha karşı lazım oluyor. Üste ve alta örtecek kalın birşeylerin olması da iyi oluyor. Sabah güneş ile uyanıp, gölge bir alana çekip biraz daha uyuduktan sonra kahvaltı saati gelmiş oluyor zaten. 

Ayrıca akşam herkesin toplandığı Latcho diye bir bar var o sırada orada kalanlar denk gelirse bir araya gelip canlı müzik yapabiliyor, diğerleri içkilerini alıp açık hava veranda da dinliyor. Kabak’ta 2 gün kaldık ancak çok daha fazla kalınır.

Faralya

Kabak ile Faralya arası gidiş çok kolay. Önce kaldığınız mekandan kısa süren minibüs yolculuğu ile tekrar araba yoluna çıkıyorsunuz. Sonra buradan Faralya minibüsüne binince ~20 dakikada ~5 TL’ye gidebiliyorsunuz. Faralya’da George House diye bir mekanda kaldık. Burası hemen Kelebekler Vadisi’nin üstüne bulunuyor. Aşağıya bakınca tüm vadiyi görebiliyorsunuz. Ayrıca güneşin batışını izlemek çok keyifli bunun için kocaman bir açık alan var. Vadi’ye doğru hamaklarda kitap okumak çok keyifli.

Faralya’dan Kelebekler Vadisi’ne yürümek mümkün ancak uygun bir ayakkabı giyilmesi gerekiyor dediler. Kesinlikle flip flop ile inilmez çünkü bazı noktalar dik ve taşlar kaygan. Yolu kırmızı noktalar ile işaretlemiler ancak arada noktalar kaybolabiliyor. Biz aşağı kadar inmedik, inecek olanların önce işletmeden bilgi alması çok faydalı, zaten inmeden önce gelin bir anlatalım size diyorlar.


Faralya’da bungalow ve agaç ev benzeri kalacak yerler bulunuyor. Çadırda kalmak isterseniz kendi çadırınız olmalı. Biz ağaç ev tercih ettik. Düz tahta zemin üzerine iki yatak ve tepemizde düz tahta bir çatı, dört tarafımız yarıya kadar açık ve dört ayrı perde ile örtülmüş, istediğiniz perdeyi açıp kapatarak güneşten vb. korunabiliyor aynı zamanda hala dışarda yatıyormuş hissini kaybetmiyorsunuz. Evin bir tarafı uzakta tepede küçük bir yerleşim yerine bakıyor, buradaki camiden gelen ezan sesi gece gece tüyler ürpertici derecede güzel bir şekilde yayılıyor. 
Burada da sabah kahvaltı ve akşam yemeği kalma ücretine dahil. George House’da bulunan yemekler muhteşem, hepsi ev yemeği ve yine seçenekler bol.  Faralya çok sakin. Kitap okumak, dinlenmek, güzel yemek yemek için kalınabilecek bir yer. Huzur dolu ayrıca istenirse havuzu var ancak deniz için tek seçenek Kelebekler Vadisi‘ne zorlu bir yolculuk yapmak. Bir gün kalmak burası için çok uygun ancak yetmeyen iki gün huzur tatili yapmak isteyebilir.  

Kelebekler Vadisi

Kahvaltı ve havuz keyfi sonrası Faralya’dan dolmuş ile önce Ölü Deniz, yolculuk ~15 dakika sürüyor ve ~5 TL tutuyor. Daha sonra buradan tek gidiş yolu olan tekne ile Kelebekler Vadisi‘ne geçiş. Tekne gün içinde 5 kere gidip geliyor, kaçırırsanız ertesi gün dönersiniz. Tekneye binerken biraz ıslanıyor insan, çantaları elinizden alıp yüklüyorlar ama siz ıslanmaktan zor kurtuluyorsunuz. Yolculuk kısa sürüyor ve gidiş dönüş 20 TL. Bir kart veriyorlar dönerken dönüş biletiniz budur sakın kaybetmeyin diyorlar, kelebekli melebekli.

Vadi‘de çeşit çeşit bungalow grupları bulunuyor. Bunun dışında çadırda kalma şansı var. Çadırlar Kabak’takilere göre daha küçük ancak yine sadece eşya atacağımız için bir çadır eşya depomuz oldu ve biz akşamları sahilde yattık. Sahilde yatmak için yerden biraz yüksek tahta şezlong üzerine çadırın içinde bulunan altlıklar örtülüyor. Çadırdan yastık ve polarda aşırınca örtünüp güzel güzel uyuduk. Çiğ olduğu için yatmadan önce tersine çevirmek gerekiyor herşeyi. Yine çorap ve uzun kollular işe yarıyor. 
Kelebekler Vadisi‘nde güneşin batışını izlemek inanılmaz keyifli. İster kulaklıktan bir müzik eşliğinde ister direk dalga sesi dinleyerek. Müzik için Cat Empire’ın Cat Empire albümünden Wine Song tavsiye edilir … şarkının wine wine wine, fun fun fun, sun sun sun kısmına gelince insan mutlu oluyor. Kelebekler daha kapalı ve küçük olduğundan, tam ay olmasına rağmen rahat rahat yıldız izledik bir süre. Ayrıca iki taraftan tepe ile çevrelenmiş olmak insana güven duygusu veriyor. 
Vadi’nin tepesine doğru şelale ve bu şelalenin yanında bir türlü göremediğimiz o meşhur kelebekler bulunuyor. Şelaleye çıkmak için önce vadiden bir yürüyüş ~10 dakika sonra halat ile tırmanma başlıyor. Mevsime göre suyun aktığı yerler değişiyor bazen ilk halatlı etabı ıslanmadan atlatabiliyorsunuz bazen daha buradan sırılsıklam oluyorsunuz. Fotoğraf çekerim, telefonumu alayım gibi atraksiyonlara girmemekte fayda var. Ayakkabı veya sandalet giymeli, ayakta duran birşey olsun kesin. Sonrasında taşlardan zıplaya tırmana bir çıkış. Biz sağ tarafa doğru çıktık ve daha kolay bir yol izledik. Pes etmeyin deneyin, inişi düşünmeyin, bastığınız taşları inerken hatırlayın, popo üstü iniş daha rahat zaten 🙂 Vadiye çıkınca kocaman bir DİREN yazısı ile karşılaştık ve mutlu olduk. Burada üstümüzü başımızı iyice sıktık, sulardan biraz kurtulduk ve geri indik. O kadar yolu çıkınca ve diren yazısını görünce son bir kez bakayım diye diye iniyor insan. Toplamda bir saati bulmamıştır, akşam 5 gibi çıktık, döndük güneşi batırdık ve muhteşem bir yemek yedik.

Kelebekler Vadisi‘nde kartlı sisteme geçmişler, herşeyi kartınız ile alıyorsunuz sonrasında giderken ödüyorsunuz. Ana yemek alanı dışında tam diğer uçta bir de balıkçı var, burada öğlenleri patates – bira sonrası siesta yapabilirsiniz.
Deniz güzel ama tam turistik teknelerin geldiği saatlerde mümkünse uyuyun veya sahilde durmayın, siniriniz boşuna bozulmasın. Bir anda biz ve onlar gibi bir his oluşuyor. Tekne ile tüm pislik geliyor bir süre denizde kalıyor ancak o gidince yine deniz keyif veriyor. Ayrıca köftelerini bu koyda pişirmek isteyen tekneler en kötüsü.

Bir yerden bir yere gidileceğinden mümkün olduğunda elde taşınan, itmeli çekmeli vb valiz veya çantalardan almamak gerekiyor. Kaplumbağa gibi ne varsa sırtında. Az öz eşya götürmek isteyenler için gerekebilecek ve ilk akla gelen en önemli ihtiyaçlar aşağıda. 

Gerekebilecek malzemeler:
·  1 adet sırt çantası, 1 ufak çanta / heybe
· 1 spor ayakkabı veya cırt cırtlı sandalet (tırmanmaya uygun ayaktan fırlamayacak), 1 flip flop, 1 çorap
·  1 uzun pantalon veya tayt, 1 şort,
·  Deniz gözlüğü,
·  2 ince üst, 1 uzun kollu üst,
·  Kulaklık, müzik çalar,
·  Mini şampuan, mini saç kremi, mini tarak, mini diş macunu, diş fırçası
·  Diğer kişisel ihtiyaçlar
                                                                                 

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin