VENEDİK

0
228
Düğüne daha 6-7 ay kala bir akşam Cafe’de oturuyoruz, daha mekan belli değil, tarih tam belli (22 yada 23 Haziran olabilirdi) değil “Hadi dedik balayı yeri bakalım..” İspanya.. İtalya.. Fransa.. İtalya.. Evet evet İtalya.. O gece aldık uçak biletlerimizi… 24 Haziran sabah 8 uçağı.. Şimdi diyoruz ki iyi ki 22 Haziran’a çekebilmişiz düğünü yoksa o uçağa binmemiz imkansız gibi birşeydi..

Ankara-Milano biletlerimizi çok ucuz aldık (160 tl). Sonraki 6 ay içerisinde o bilet, aldığımızın bir 5 katına çıktı, bir 2 katına, bir aynı fiyata düştü ama siz yine de o riske girmeyin alın erkenden biletlerinizi.

Ege ve Akdeniz tatil yazılarımızı okuyanlar bilir biz çok plan yapmayız.. Nerede kalacağımıza bile karar vermeden çıkarız yola ki böylesi daha keyifli.. Zaten bırakmışız arkamızda herşeyi bizi bağlayan hiç ama hiçbirşey olmamalı diye düşünürüz.. İtalya için de tam olmasa da aynı şey geçerliydi ama çok net yazıyorum biz yaptık siz yapmayın! Her ne kadar bazı tren biletlerimizi ve ilk gün kalacağımız otelimizi önceden ayarlamışsak da keşke hepsini gitmeden ayarlasaymışız diye düşündük.

Düğün cumartesi akşamıydı, pazar günü dinlendik ve pazartesi sabaha karşı uyanıp hazırladık valizlerimizi. Evet uçuşa 3 saat kala biz valiz hazırlıyorduk 🙂 Yanımıza hiç gereksiz birşey almamaya çalıştık ama gerçekten daha azı bile yetermiş. Bir sonraki tatile mutlaka sırt çantalarımızla çıkacağız. Havaalanında ikimizin bagajı toplam 17 kg olunca görevli kız şaşırdı “bu kadar mı ama bu çok az” dedi 🙂 .. İnanın daha fazlasına gerek yok..

Yolculuk ve tabi ki Free Shop çok ama çok fazla keyifliydi.. Kendimizi kaybettik mi kaybettik! İnsanın kafasını duvarlara vurası geliyor bu kadar vergi olamaz, olmamalı.. 

Tam zamanında Milano Malpensa Havaalanı‘ndaydık.. Hemen havaalanı çıkışında Merkez Tren İstasyonu’na (Stazione di Milano Centrale) giden otobüsler var. Kişi başı 10 Euro. Tren İstasyonu’nun önünde iniyorsunuz. 

Biz Milano-Venedik ve Venedik-Floransa tren biletlerimizi önceden Trenitalia web sayfasından almıştık. İtalya’da trenle seyahat edecekseniz biletlerinizi mutlaka önceden alın ki daha ucuz olsun. Daha önce Fulya ile bindiğimiz tren 4,5-5 saatte ancak gidebilmişti, bu sefer 1,5 saatte Santa Lucia Tren İstasyonu‘ndaydık.. Normalde hızlı trenler pahalı ama önceden aldığınızda uygun fiyatlı koltuklara denk gelebiliyorsunuz.


Tren istasyonundan çıkınca göreceğiniz vaporettolar sizi Venedik’in merkezi noktalarına çok kısa sürede ulaştırıyor.  En merkezi birkaç noktadan birisi de belki de en merkezisi Rialto Köprüsü… 

Ortalama 5-10 dk’lık muhteşem bir yolculuktan sonra köprüdeyiz.. Çok güzel çok güzel çok güzel.. Net.. 

Venedik’te Konaklama

İlk gün koşuşturmayalım diye Venedik’teki otelimizi booking.com’dan ayarlamıştık. Hotel Palazzo Bembo.. Otelimiz hemen köprüye 3-5 bina mesafede, Grand Canal kıyısında, aşağıdaki fotoğrafta görülen pembe bina.. 
 

Çıktık yukarı, resepsiyonist karşıladı.. Aslında burası sergilerin vs olduğu bir bina ama en üst katında 6 odalı bir otel bulunuyor.. Bir gece önce JW’de kaldığımız için tabi ilk anda ‘bu ne’ dedik haliyle 🙂

Gerçekten oda çok güzel, çok temiz ve çok rahattı.. Mobilyalar, manzara, odaya bırakılan şampanya ve tabiki kahvaltısı çok ama çok güzeldi.. Tekrar gittiğimizde yine aynı otelde kalacağımızı düşünüyorum.. Aşağıdaki fotoğraf otelin kahvaltı salonundan çekildi, Büyük Kanal’a bakan bir de odası var ama gittiğimiz tarihlerde doluydu. Bizim odamız hemen yan taraftaki kanal olan San Salvador‘a bakıyordu.


Venedik’i çılgınlar gibi gezdik.. Bütün şehri yürüyerek ve sanırım hiçbir sokak hiçbir kanal atlamadan… ve tabi ki şehir ayrı bir güzel geldi bu defa… Her bir bina, her sokak başı, her kanal, köprüler, cafeler, burası çok ama çok güzel hele ki yanınızda sevdiğinizle… Ohh miss…  

Çan Kulesi’ne tabi ki çıktık tabi ki Gondol’a bindik… Taktık kilidimizi köprüye, attık anahtarlarımızı derinliklere…



…. ama sanırım en keyiflisi Caffe Florian‘da oturmak ve meydanı o güzel müzik eşliğinde izlerken şampanyamızı yudumlamaktı.. Venedik’e giderseniz yapmadan kesinlikle dönmeyin.. 1720 yılında açılmış olan Cafe İtalya’nın en eski Cafe’si.. Öyle güzel öyle romantikti ki…


Daha önceki Venedik yazımda detaylı detaylı her noktasını anlatmıştım. Venedik ve tarihi mekanları ile ilgili o yazıma VENEDİK adresinden ulaşabilirsiniz… 🙂

 



Sonraki durağımız Floransa… Akşam saatlerinde ayrılıyoruz bu büyüleyici şehirden.. Koşa koşa yetiştiğimiz vaporetto bizi trenimize yetiştiriyor.. 

Diğer gezi yazıları için tık tık!










LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here