Gökova’da tekne turunun benim için anlamını kelimelere dökemem… Büyülenmiştim.. Hele bir de tur teknesiyle değilde daha özel daha sakin bir tekneyle gezmek eminim muhteşem olur…

Evet, hala böyle düşünüyorum ama ben Ölüdeniz’de tekne turuna da bayıldım.. Hatta bayıldık 🙂

Tekneler burada biraz daha geç kalkıyor, sabah 11’de… Akşam dolaşırken ve biraz da fikir edinmeye çalışırken saat 10  da kalkan bir teknenin olduğundan, diğerlerinden erken kalktığı için koyların daha sakin olacağından bahsettiler ve bizi ikna etmeye çalıştılar… Biz tabi ki karar veremedik yine sabaha bıraktık…

Sabah 9 gibi teknelerin kalktığı Belcekız Plajındayız… Burada dün akşam söylenen teknenin 11 de kalkacağını ve başka bir teknenin 10 da kalkacağını öğreniyoruz, adımızı yazdırıp teknenin en güzel yerine seriyoruz havlularımızı 🙂 Diğerlerinin yanında minnacık bir gezi teknesi Seaward… Çok sevimli… Bu arada söylemeden geçemeyeceğim, kooparatifin en büyük teknesi Volkan 4. Bu tekneyle yanyana geldiğimiz heryerde tekrar tekrar ‘iyi ki buna binmemişiz’ dedik.. Çok gürültülü, çok kalabalık, çok şapur şupurdu… Tabi ki tercih meselesi..

Atıyoruz kendimizi Ölüdeniz’in ılık durgun sularına.. Ohhh miss… İçimiz rahat, nasıl olsa 10 diyorlar ama kesin daha geç kalkar rahatlığı… Yanılmışız… 10’da tekrar Belcekız’a döndüğümüzde uzaklardan el sallıyor kaptanımız “Hadi hadi acele edin bütün tekne 15 dk dır sizi bekliyor” …

İlk kalkan tekne bizim ki…

Harika.. Zaten küçük ama çok da az kişi var… Özel tekne turu gibi birşey oldu.. Üst katta bizim dışımızda bir de alman aile vardı… Kaptan da süper! Saçlarımız uçuşa uçuşa yol alıyoruz Mavi Mağara’ya doğru… Biz mağaraya ulaşırken hala arkamızda görünür tekne yok… Bu arada minnok teknemiz öyle çok sallıyor ki açık denizde, gerçekten teknede olma hissini yaşıyoruz..

Mavi Mağara… Çok ama çok güzel… 

 

Benim tavsiyem yanınızda deniz ayakkabısı bulundurmanız… Bazen tedirgin olabiliyor insan ayak basmaya.. Sadece mavi mağara değil bütün tekne turları için geçerli bu söylediğim. Biz içerisine kadar girdik mağaranın… Bir sürü tekne buraya yanaştığında ise eminim yüzmek, keyif almak biraz daha sıkıntılı oluyordur.. 
Mavi Mağara’dan sonraki durak Kelebekler Vadisi… Nasıl güzelsin, nasıl doğalsın… Burada o kadar şanslı değiliz çünkü birsürü tekne var… Belcekız’dan kalkıp Mavi Mağara’ya uğramadan buraya geçenler olduğu gibi belki başka yerlerden kalkan tekneler de vardır..

Hemen yürüyüşe geçiyoruz zaten bu kadar çok teknenin arasında yüzmek içimizden gelmedi… Amacımız girişin 5 tl olduğu vadideki şelaleye yürümek… Yol uzun ama bir o kadar keyifli… Harika bir bitki örtüsü, kocaman örümcek ağları… 

 

Şelaleye ulaştığımızda sıcaktan bunalmış durumdaydık ve o buz gibi su nasıl güzel geldi anlatamam… Şelale demişken kocaman birşey beklemeyin…  Daha büyüğü daha yukarda ama oraya çıkmayı gözümüz kesmedi.. İyi ki kesmemiş çünkü döndüğümüzde zaten tekne kalkış hazırlığındaydı… Şelale’de kalabalığa kalırsanız hiçbirşey anlamazsınız, insanlar sıraya giriyor ve sadece 15 sn falan şelalenin tadını çıkarabiliyorsunuz… Tekneniz kelebekler vadisine gelir gelmez hızlıca başlayın yürümeye…

Sonraki durak olan  Akvaryum Koyu‘nda yemek yiyoruz.. Balık – tavuk seçenekleri vardı, biz balık istedik… Alabalık ve çok lezzetliydi gerçekten…Bu arada Ölüdeniz’de tekne turları Kaş’a göre çok daha uygun… Buna yemek dahil, içmek dahil değil heryerde olduğu gibi… Akvaryum Koyu’nda tekneye yanaşan gözlemeci kayığına da bayıldık, ama haksız mıyız? 🙂

 

Akvaryum Koyu’ndan nefis yemekten sonra San Nicholas Adası‘nda duruyor teknemiz.. Gemiler Koyu… Evet biz buraya hayran kaldık… Bıraksanız 15000 saat falan kalabilirdik Ada’da… İnanılmaz güzel bir yer… 

 

Yemyeşil… Masmavi… ve yönünüzü nereye çevirseniz tarihi kalıntılar… Gerçekten buram buram yaşanmışlık var bu adada…  Müze kart ile giriş yapılıyor ve tavsiyem yukarılara kadar çıkmanız… Manzara enfes… 
PS : Aşağıdaki 2 fotoğraf alıntıdır. Henüz Zeynep’ten alamadım diğer fotoğrafları :/

 

Tarihine bakacak olursak, St. Nicholas Adası XIII yüzyılın sonlarına kadar Bizanslıların hakimiyetindeyse de sonrasında şovalyelerin eline geçmiştir. Saray ile aşağı kilise arasında yer alan bazı kısımları yıkık durumda olan 500 metre uzunluğundaki tünel içerisinde bulunan 17 durağın, İsa`nın çarmıha gerilmeye götürüldüğü zaman 17 defa dinlenmesini temsil ettiği söylenmektedir. Adanın üzerinde bulunan tarihi kalıntıların bir kısmıda sular altında, o yüzden de burası bende en az Kekova kadar batık şehir hissi yarattı… Bu arada bu adada ünlü bir St. Nicholas’ın yaşadığı kesin ama o Nicholas bizim Noel Baba mı o konuda net bir bilgi yok..

Deniz ise bu tekne turundaki en güzeli… Hatta şimdiye kadar gördüğüm denizlerin en güzeli bile diyebilirim… Tamam çok kararsız kaldım Sedir Adası ile yarışır diyeyim en iyisi 🙂

Doğa o kadar yeşil ki su da yeşilimsi… Muhteşem… Kayalık ama minnacık bir de plajı var… Dibi inanılmaz net görünüyor, inanılmaz güzel… Hatta Zeynep altında yüzen kocaman bir deniz kaplumbağası gördü, çok güzel değil mi?Ahh şu kalabalık da olmasa… Yine, yeniden karar veriyoruz kendi teknemizi almaya…


 

Bulunduğumuz yer dediğim gibi Gemiler Koyu… Girişi ücretli olan koya aracınızla Kayaköy üzerinden de ulaşabilirsiniz… Kayaköy’den sonra yaklaşık 8 km… Denizi aynı şekilde çakıllı ve sığ.. Hatta buradan kiralayacağınız minik kayıklar ile hemen karşısında bulunan San Nicholas Adası’na da geçebilirsiniz…
Soğuk Su, turumuzun son mola yeri…  Tekneden indiğinizde buz gibi olan su, soğuk suyun ana kaynağına girip çıktıktan sonra ılık gelecek öyle söyleyim 🙂 Kaynak inanılmaz güzel.. Bütün hücrelerimin “Ooo!!!Su çookk soğuk, vay be kendime geldim” diye çığlık attığını hissettim! Burada da minnok yengeçler biraz tedirgin etti, o yüzden tekrarlıyorum deniz aykkabısı süper olur, hoş bizim var mıydı yoktu, bişey oldu mu hayır…

Harikaydı… Bundan sonraki tatil planımız kesinlikle arkadaşlarımızla bir tekne kiralayıp koy koy gönlümüzce gezmek… 

 




1 YORUM

  1. ülkemin her köşesi cennet gerçekten.. bir de şu güzelliklerin kıymetini bilip sahip çıkabilsek… ege ve akdenizde düzenlenen tekne turları daha çok günlük hafta ya da aylık olarak yapılıyor sanırım… resimlere bakınca insan deli gibi imreniyor, bir an önce yaz gelse de zaman ayırıp şu tekne turlarına katılsak diyor adeta.. bizler de bogazturu.com olarak istanbulda saatlik, günlük ve gecelik tekne turu hizmetleri veriyoruz.. istanbula yolu düşen gezgin arkadaşlara gerçekten uygun fiyatlar karşılığında hizmet vermek isteriz..

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin