Kardeşim ve benim için çok çok çookkk önemli bir günün ortasında bulduk kendimizi Barba Yani‘de… 

Bu muhteşem yere geçmeden önce günün bizim için önemini de paylaşmak istiyorum… Annem 34 yılın sonunda sigarayı bıraktı 🙂 Çok harika değil mi? Gerçekten hep söylüyorum, ilerde çocuklarınızı üzmek istememeniz sigarayı bırakmanız hatta hiç başlamamanız için en güzel sebep…. Sizin sağlığınızdan sizden çok onlar etkileniyor unutmayın….


Gelelim yazımızın konusuna…. Binmişiz Ada Vapuru’na keyfimiz nasıl yerinde…. Aile saadeti… Hava da biraz daha güzel olsa ne olurdu sanki? Olsun… İstanbul zaten çok güzel ama deniz gerçekten bir şehire güzellik katıyor, alıyor bütün negatif enerjisini…

Kabataş’tan biniyoruz vapura… Yaz tarifesine geçildiğinde daha sık oluyormuş taşıma aracı… Bilet 3 tl… (Haziranın son haftası (2012) gittik 4 tl olmuş). Yaklaşık 1 saat 20 dk sürecek yol, vapur kalabalık… Çay içip etrafı izleyerek martılar eşliğinde hemencecik geçiveriyor zaman…

Uzaktan Sivri Ada ve yanıbaşında Yassı Ada görünüyor… Geçmişten gelen bir hüznün gerçekliği çarpıyor suratımıza…. (Yassı Ada Belgeseli)
İlk durak Kınalıada‘nın sonrasında işte Burgazada‘dayız…. Çam ağaçlarıyla kaplı Ada’nın eski adı Antigon. Bu adı Büyük İskender’in generali Antigones‘ten almış…. Denizden esen buz gibi rüzgar iliklerimze kadar üşütüyor, hayalimiz bu değildi ama hiçbirşey tadımızı kaçıramaz 🙂

Aslında sokaklarında yürümek, o huzurlu, zarif havayı çekmek istiyoruz içimize ama dediğim gibi hava buna engel oluyor. Yine de gelmişiz buralara kadar en azından bir fayton turu yapalım dimi? Büyük ve küçük olarak 2 fayton turu var. Küçük tur yapmaya karar veriyoruz, zaten her ne kadar fayton kabininin her tarafı kapalı olsa da öyle soğuk ki doğru seçim yapmışız diyebiliyorum…
Burgazada ile ilgili detaylı bir yazıyı sonraya saklayarak Barba Yani‘ye geçiyorum 🙂 Kıyıda dizili restoranlardan birisi Barba YaniAdı da kendisi de nasıl güzel nasıl sevimli, bol huzurlu… Bayıldım. Net.


Devlet Tiyatrolarında Fosforlu Cevriye’yi 3 sezon izlemiş, şimdi biri “hadi” dese yine gidip izleyecek biri olarak söyleyebilirim ki oyunda en sevdiğim karakterlerden biriydi Meyhaneci Barba.  Belki bu küçük Rum Meyhanesi’ne kanımın böyle hemen kaynamasının da sebebidir kendisi 🙂 Üstelik de gerçekten Barba’nın Meyhanesi burası 🙂 Barba Yani 2005 yılında vefat etmiş. Öğreniyorum ki harika muhabbeti olan çok sevimli biriymiş kendisi… 

Tam deniz kıyısındaki masalardan birine oturup yapmak vardı bu rakı balık keyfini ama bu, tekrar gelmek için en güzel sebep oldu bana…

Çeşit çeşit meze istiyoruz. Ohh miss… Nasıl lezzetli herşey… Özellikle patlıcan salatasına bayıldım… Belki başka yerlerde daha güzellerini yemişsinizdir ama ortamın sıcaklığı, manzarası, yandaki masadan gelen kahkahanın mutluluğu yediğiniz herşeye lezzet katıyor… Böyle bir ortamda çalışan kişilerin enerjisi gerçekten çok önemli…. Cihan Barba’nın işletmecisi… Çok güler yüzlü ve içten… Daha ne olsun…

 
Yemeğe dönelim 🙂 Şişlere takılıp ızgaralanmış hamsi harika… Midye dolma tam sevdiğim gibi…. Güveçte yapılmış elmalı tarçınlı helva mis kokulu…Kelimelerle anlatamayacağım kadar çok sevdim.

 
 

Herşey o kadar güzel ki… Zamanımızın az olmasına üzülüyorum. Oturduğunuz yerden görünüyor Ada Vapuru… Geldi dönüş vakti… Cihanla vedalaşıp ayrılıyoruz mekandan ama aklımız kalıyor Ada’da… 

Şu an bu yazıyı yazarken, ofisten koşar adım çıkıp oraya gidebilmek istedim…:) İşte böyle anlarda İstanbul’a taşınma fikri ağır basıyor yine :/

Gidin görün Burgazada’yı… Oturun deniz kıyısında bir masaya, kaldırın kadehlerinizi Barba Yani’ye… Ne güzel hayat….

Güler yüzü ve içtenliği için mekanın işletmecisi Cihan’a çok teşekkür ediyoruz :

İletişim     : Yalı Caddesi No: 16 Burgazada – İstanbul 
Cihan Tel  : 0538 2011104

PS: Fotoğraflar hem bizim gittiğimiz günden hem de Zeynep ve Ömer’in daha önceki gidişinden….

1 YORUM

  1. Su an, tam yazin ortasinda kalin bir kazak ile Hamburg´daki balkonda oturuyorum. Mumlarin isiginda ve bir kadeh sarap ile…

    Bu sene, en iyi kiz arkadasim ile bir hafta "benim" Istanbulumda gecirecegiz ve henüz plan yapiyorudum.

    Burgazada nedense aklima gelmisti… Zaten Sileye de gidecegiz de "vazmigecsek" derken, bir daha bilgi almak istedim ve siniz yorumlariniz gördüm 🙂 Tam bir hafta önce Istanbuldaki evimde babamlarin en yakin Yunan arkadaslari olacaklar.

    Sizin yazdiklarinizi okudugumda, öyle bir "ön sevinc" olustuki yunan havasina girmek, hem de asik oldugun sehirim Istanbulda… :)))

    Cok tesekkür ederim, yani 100% zihnimde olusmus bu ada ve tabiki Barba Yanni nin restorani… EFHARISTO !!! ve YAMAS!!! :)))

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin