Güzel ne kelime muhteşem bir İstanbul sabahına uyanıyoruz. Kafamızda 10,000 farklı yer var “şuraya gidelim buraya gidelim oradan çıkalım oraya da gidelim” 🙂 Günün sonunda öğreneceğimiz birşey var o da ‘fazla plan anca kafa yorarmış’… 

Ben şimdi size 2 güzel kahvaltı mekanı anlatacağım. 
İlki Cihangir’de…. Arabamızı İtalyan Hastanesi’nin hemen yakınına parkediyoruz. Zannımca İstanbul’un en güzel manzaralı otoparklarından birine 🙂 Sanatkarlar caddesinin sonuna denk geliyor. Zeynep’in tabiriyle İstanbul’un balkonu burası. Otoparkla içiçe küçücük bir kahve var. Manzara harika… Alın çayınızı oturun saatlerce, öylesine güzel… Daha sonraki bir akşamüstü burada çay içtik, “çaylar neden bu kadar açık” diye sorduğumuzda “biz böyle getiriyoruz kimse de şikayet etmiyor” cevabı aldık. Çay içmek isterseniz biraz demli olmasını rica edin 🙂

Otoparkın yanındaki caminin bahçesinden geçerek Defterdar Yokuşu‘na çıkıyoruz. Amacımız güzel bir kahvaltı yapmak. Küçük küçük mekanlar var kahvaltı yapabileceğiniz. Hepsi birbirinden şirin görünüyor. Masalarına şöyle bir göz attığımızda ise açlık başımıza vuruyor 🙂 Van Kahvaltı Evi‘nin çok güzel olduğunu duyduğumuzdan buraya yöneliyoruz.

Gider gitmez oturabilirseniz eğer kendinizi şanslı bir azınlık içinde sayabilirsiniz. Biz yaklaşık 30 dk “sıra bize gelse, birileri kalksa da biz otursak” diye bekledik ve ne güzel ki dışarıdaki tek ve en güzel masasına oturduk. Erken saatlerde giderseniz daha rahat yer bulabilirsiniz diye düşünüyorum. Mekan hoş, kahvaltı şahane… Van Gölü Kahvaltı Tabağı, sucuklu yumurta, peynirli ve patatesli gözlemeler istedik. Kahvaltılık herşey çok taze ve çok lezzetli…

 
Kaymak ve petekli bal bizi bizden aldı. Öğrendiğimize göre kaymaklarını kendileri yapıyorlar. Tek sorun gözlemelerin biraz fazla tuzlu olmasıydı… Belki sipariş vermeden önce belirtebilirsiniz. Çalışanlar o yoğunluğa rağmen çok güleryüzlü ve çok ilgililer… Sonuç olarak çok memnun kaldık çok güzel doyduk ve beklediğimize gerçekten değdi…


Nişantaşı Şubesi
Valikonağı Caddesi
Sezai Selek Sokak 19
Nişantaşı
(0212) 240 47 76


Cihangir Şubesi
Defterdar Yokuşu No: 52/A,
Cihangir
(0212) 293 6437


İkincisi ise Beşiktaş’ta çarşının hemen ortasındaki Pando Amca ve eşi Yuhanna Teyze’nin sahibi olduğu küçük kahvaltı mekanı. Oğulları da kendilerine yardım ediyor. Oldukça eski bir mekan ve görülüyor ki açıldığı günden bu yana hiç tadilat yapılmamış. Bulgar’ın Kaymağı olarak da bilinmekte ve başka şubesi yok. 

Öncelikle şunu söyleyim eğer Pando Amca’da bal-kaymak yemeğe karar vermişseniz sabırlı ve hoşgörülü bir insan olmalısınız. Nitekim burada da bir masa bulup oturmak için epey bekliyorsunuz. Üstelik de burada sıra diye birşey yok. Masalar kapanın elinde kalıyor. Ha oturdunuz mu, size servis yapılması için sakın söylenmeyin. Pando Amca’nın hiç mi hiç umrunda değil sizin ne kadar beklediğiniz. O size ne zaman bal-kaymak vermek isterse o zaman yersiniz 🙂 İyi ki içerde oturmuşuz da işimiz birazcık kolaylaşmış diyorum.Önce sucuklu yumurtamız geliyor tesadüfen. Gelin görün ki çatal bıçak tabak yok 🙂 Ohhh iyi ki ekmek var diyoruz ve başlıyoruz yemeğe… Lezzetli….

Çatallarımız ve kaymağımız geldikten sonra biraz daha keyifli bir hal alıyor. Kaymak harika. Manda sütünden yapılıyormuş, Eskiden kendi mandaları varmış ama artık kiralıyorlarmış. O kadar hafif bir tadı var ki bıkıp usanmadan yiyebilirsiniz. Bizim 1’er tabak yediğimiz düşünüldüğünde daha iyi anlaşılabilir. Pando Amca bir taraftan kaymakları hazırlıyor, bir tafartan servis ile ilgileniyor. Yine servisle ilgilenen bir çocuk var ama aklı 5 karış havada. Masa için başlarında beklediğimiz bir çift en az 7-8 kez süt istediler, kaymakları da henüz gelmemişti. Süt demişken sıcacık süt servisi de var 🙂 Eşi ve bir yardımcı bayan mutfaktalar. Söyüş tabağı ve sucuklu yumurta yetiştirmeye çalışıyorlar. Oradaki kaos sizi içine çekiyor, yeme içmeyi bırakıp konuşmalarını dinleseniz bile çok keyif alacağınıza emin olun 🙂

İnternette araştırma yaptığınızda pek çok kötü yorum ile karşılaşacaksınız. Yok efendim pismiş yok efendim suratsızmış falan…. Açıkçası herşeyden öte ben işini bu kadar tutkuyla devam ettirdiği, ilerleyen yaşına rağmen elinden geleni yaptığı için takdir ettim Pando Amca’yı. Daha iyisi olamaz mı? Olabilir ama bu tarih kokan yerde birkez olsun bal-kaymak yiyin tanışın bu asabi amcayla 😉

P.S. 1: İnsanın hayatta kardeşinden daha yakın kimsesi olamaz diye düşünüyorum ve buradan minnok kardeşim Zeynep’e sevgilerimi iletiyorum !!!

P.S.2: Bugün gördüm (13.05.2012) çok yakında Van Kahvaltı Evi Emek 4. caddeye de açılıyor… Gerçekten İstanbul’dakinin şubesiymiş… 🙂 Ohh ohh pazar kahvaltılarımza renk geliyor!!! 

1 YORUM

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin