GÜZEL BİR BALIKÇI KÖYÜ, ILDIR..

0
219
‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisi Çeşme’nin bu küçük Rum Köy’ünde çekilmekte… Dizinin başlangıcında görülen minik adalar, güzelim deniz işte bu köye ait… Öncelikle söylemeliyim ki adı Ildırı mı Ildır mı çok takılmayın. Her ne kadar tabelası ‘Ildır’ olduğunu söylese de Çeşme yerlisinden ‘Ildırı’ diye düzeltenler oluyor 🙂 Eskiden adı Litri’ymiş, rumlar köyden ayrılınca adı değişmiş… Ildır Ilıca’ya 16 km uzaklıkta. Yol tek şerit ama çok keyifli. Birbirinden güzel yazlıklar arasından geçip gidiyorsunuz. Antik dönemdeki adı Erythrai ve şu anda Erythrai adındaki antik kenti gezilmeye açık. Kazılar Ildır’da devam ediyor, bunu yemek için oturduğumuz mekanda çok net görebildik. Bu arada Ildır 2. derece sit alanı, tamamen koruma altında ve tek bir çivi bile çakılamadığı için yerli halk dert yanmakta… Ancak belirtmekte fayda var, zamanında antik kentten taş çalınarak evler yapılmış, 1950’lere kadar sapasağlam olan kilisenin cephesi bildiğiniz indirilmiş. Buraları insanların insafına bırakmak çok yanlış olur düşüncesindeyim. Kısacası belli ki korumaya alınmakta geç bile kalınmış…

http://egeligezgin.blogspot.com/

Ildır sahilinde onlarca minik balıkçı teknesi bulunmakta. Bir iskelede değil dağınık bir şekilde… Tam bir balıkçı köyü… Etraftaki balık çiftliklerinden kaçan balıklar bu sularda cirit attığından sepetle bile balık tutabilirmişsiniz öyle diyorlar… Yani gerçek bir balık cenneti… Zaten köyün hemen girişinde de birkaç tane güzel balık restaurantı var… Biz günlerdir balık yemiş olmanın şımarıklığı ile gözleme yemeğe karar verdik. Ildırı yamaca kurulmuş bir köy. Dizi her ne kadar populeritesini arttırmış olsa da bildiğiniz köy hayatı devam ediyor burada… Bununla birlikte yazın nufus artışı ciddi boyuttaymış. O yüzden en güzel zamanının mayıs ve eylül olduğunu söylüyorlar…

İlk Ildır ziyaretimizde Manzara Cafe çok meşhur olmasına rağmen yine hemen yol üzerinde Herakles Butik Otel‘in karşısındaki Turkuaz Cafe‘de oturup, gözleme yedik. Aile işletmesi. Abi kardeş servis yapıyor. Küçük olan cin gibi, dünya güzeli gözlere sahip… Yemeğe gelirsek, gözlemeye, gözlemenin yanında gelen zeytinyağı ve kekikle lezzetlendirilmiş domateslere bayıldık… Otlu, lorlu, kıymalı, kaşarlı, patatesli çeşit çeşit gözleme 🙂 Çok aç olmamıza rağmen birer gözleme ile  tıka basa doyduk. Yufkası ince içi bol…. Geçen haftaki Çeşme tatilimizde ise özellikle lokma yemek için Manzara Cafe’ye gittik. Manzara Cafe Ildır girişinde solda kalıyor. Kesinlikle manzara burada daha güzel. Güneş batarken herkes o tarafa dönüyor ve dakikalarca sessizlik içinde bu enfes manzarayı izliyor. leziz lokmalar da bu hoş anlarda size eşlik ediyor. Lokma daha önce yediklerimizden farklı olarak büyük büyüktü ve çok lezzetliydi.

Manzara? Kelimelerle anlatılmaz nefes kesici… Hele bir de güneşin batımına denk geldiyseniz çok şanslısınız…. Karşınızda Ege Deniz’i… Ildır’ın 28 adacığından görülebilenleri ve batan güneş… Tam karşımızda küçücük bir adacık var, üzerinde tek bir ağaç… Zamanında Zeki Müren talip olmuş bu adaya ama alamamış, o yüzden Zeki Müren Adası diyorlar… Manzaraya dalıp gidiyorsunuz… 

http://www.manzaracafe.com/page_1309462164329.html


Hayat ne güzel… 🙂 Lokması çok meşhur. İnsanlar akın akın lokma yemeğe geliyorlar, küçücük cafe dolup taşıyor… Mutlaka deneyin.

Ildır’ın enginarı da çok ünlü. En güzel enginarın Ildır’da yetiştiği iddiası var 🙂 Yol üzerinde köylülerden de alabilirsiniz, Turkuaz Cafe’den de… Aynı zamanda zeytinyağı da alınmalı!!


Kalacak yer olarak çok alternatifiniz yok diye düşünüyorum. Hemen yol üzerindeki Herakles Butik Otel ve Erythrai Otel başlıcaları… Belki köyün içinde pansiyonlar vardır, bilemiyorum. Fatmagül, Herakles Butik Otel’de kalmış olduğu ve dizide bu net bir şekilde gösterildiği için, otel oldukça ilgi çekmiş bu yaz döneminde… :)Ildır ile ilgili Imerek Otel’den Meryem Teyze’nin anlattığı hikayeyi aktarmak istiyorum; Ildır’da Hasan ismi çok sevilirmiş, bir gidermişsiniz kahveye herkes Hasan. E haliyle bu durum karmaşa yaratmaya başlamış. Çıkmış biri demiş ki ‘hepiniz Hasan bari kendinize bir lakap takın da karıştırmayalım’. Biri çıkmış ‘benim adım Biber Hasan olsun’ demiş, e Ildır halkı biberi çok seviyor… Öbürü kalkmış ‘olmaz benim adım Biber Hasan olsun’ demiş 🙂 Sonra nasıl mı çözmüşler sorunu? 🙂 Biber Hasan, Paprika Hasan, Dolma Hasan, Şişerka Hasan vb. 🙂

Diğer gezi yazıları için tık tık!



















1 COMMENT

  1. sallamış meyrem teyze, dolma hasan vardı ama onun soyadı dolma olduğu için dolma hasandı, ıldırılıyım, diğer hasanları ilk kez duyuyorum…

  2. Ben bu yıl eylül ayında ıldıra gittim ve gelecekte yerleşmeyi bile düşünebilirim muhteşem bir köy inanın hayatımda o kadar güzel bir dinlence yaşamamıştım.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here