ESKİ FOÇA – PHOKAİA

0
7886
Sonunda bir yıl daha geçti ve yine yollardayız. Keyifli bir yolculuk sonrası İzmir… Çevre yoluna giriyoruz önce, sonra Çanakkale yoluna dönüyoruz. Bu yolun 39. km’sinden sola saptıktan 26 km sonra Foça’ya ulaşılıyor. O 26 km boyunca yol tek şerit… Tahminimizden daha geç bir saatte çıktığımız için ancak gece yarısı Eski Foça‘ya ulaşabiliyoruz. Bu yorgunluk üstüne kalacak yerimizin belli olması ne güzel 🙂 Eski Foça’nın karanlıkta gördüğümüz kadarı bile bizi heyecanlandırmaya ve mutlu etmeye yetiyor gerçekten.

Foça (Phokaia) adını denizlerinde yaşayan foklardan alıyor. Havası çok güzel, serin, Akdeniz’in yapış yapış neminin Ege sahillerinde olmaması zevk. Dolayısıyla da tatlı bir uykusu var, bütün yorgunluğunuzu alan.


Yukarıda görülen fotoğraf Foça’dan çıkarken çekildi, kaldığımız yer tam karşıda görülen evler… 


Sabah, tamamen organik, tadına doyum olmayan salatalık ile taçlandırılmış zengin kahvaltımızdan sonra düşüyoruz yollara. Kaldığımız yer tepede dolayısıyla manzara harika. Küçük bir Ege kasabası karşımızda.

Sevimli, narin, çok zarif. Bununla birlikte ben Foça’nın doğasını daha farklı daha yeşil hayal etmiştim.

Tabi ki hayallerim Akyaka’yı baz almaya devam ettiği için çıtam çok yüksek… 🙂 Eski Foça’da beklediğimin aksine boz tepeler denize bakıyor… 


Deniz fenerinin oraya şöyle bir bakıp, Büyük Deniz kıyısından devam ediyoruz. Yol tam sahil kenarında, aşağıdaki fotoğrafta Büyük Deniz kıyısını görüyorsunuz. Birbirinden güzel taş evler sıralanmış bu yol boyunca. Yolun sonunda merkeze giriliyor ve tabelalar sizi Eski Foça’nın asıl yerine, Küçük Deniz’e götürüyor…



Merkez’de öyle güzel bir yol var ki açıkçası araç trafiğine neden açık anlayamadık… Sizce de öyle değil mi? 

Foça, Eski ve Yeni Foça olmak üzere iki bölgeye ayrılmış. Yeni Foça adına aldanmayın 5000 yıllık bir tarihe sahip 🙂 Söylemeliyim ki, Yeni Foça her ne kadar Eski Foça’nın gölgesinde kalmış olsa da görülmeye değer yerleri var. Mesela yel değirmenleri 🙂 Kısa zaman öncesine kadar Yunan ve Türkler birlikte kullanıyorlarmış bu değirmenleri… Zaten Foça’nın o kadar ünlü bir poyrazı var ki yel değirmeni olmasına şaşmamalı.


Eski Foça diğerine göre daha eski ve oldukça iyi korunmuş durumda. Foça denilince aklımıza Eski Foça’nın gelmesi gerekiyor.

Foça’nın heryerinde denize girilebiliyor. Burası yıllar önce tamamlamış alt yapısını, kanalizasyonunu vb. Deniz pırıl pırıl ancak ne yazık ki bizim için fazla soğuk. Kum plaj aramayın bulamazsınız, karşı kıyı uzaktan kum gibi görünüyor ama ilgisi yok. İri taneli kum desek? Evet bazı minik kısımlar öyle ama genelde çakıl taşları. Askeriye’nin kamp alanının çok güzel bir denizinin ve kum plajının olduğu söylendi ama askeri kartınız olmadan girmeniz asker tanıdığınız olsa bile mümkün değil ne yazık ki.

Biz en çok Eski Foça’nın bir ucu olan, Büyük Deniz’in karşı kıyısında denizi sevdik. Arabayla ulaşabiliyorsunuz ve giriş 5 tl. Genelde piknik için geliyor insanlar. Yaklaşık 10 dk girsek mi girmesek mi diye belimiz seviyesinde bekledik ve sonunda kendimizi zorlayarak girdik. Gerçekten soğuk. Evet bir süre sonra biraz alışıyorsunuz ve çok güzel geliyor ama ben soğuk denizi pek sevmiyorum. Tabi ki Foça’yı sevmeniz için illa denizini de sevmeniz gerekmiyor. Bu balıkçı Ege Kasabası sizi sarıp sarmalıyor içerisine…


Tekne turu yapsak mı diye düşündük ama bütün koylar böyle soğuk olacaktı ve tatilimiz çok az olduğu için  vazgeçtik. Siz yapmak isterseniz Küçük Deniz’de sıra sıra gezi tekneleri bulunmakta… En çok görülmesi gereken yerin Siren Kayalıkları olduğu söyleniyor… Bu kayalıklar fokların yaşam alanıymış, dolayısıyla onları rahatsız etmemek adına yakınında denize girmek yasaklanmış.  

Siren Kayalıkları ile ilgili araştırma yaparken adının nereden geldiği ile ilgili ilginç bir efsaneye rastladım.



“Siren Kayalıkları adını tarihten – mitolojiden almıştır. Mitoloji de bahsi geçen Sirenler, vücutları kuş şeklinde, başları ise kadın şeklinde olan, yaptıkları büyülü müziğin güzelliğiyle tanınan yaratıklardır. Efsaneye göre; burada yaşayan Sirenler, yaptıkları doğa üstü müzikle buradan geçmekte olan teknelerdeki denizcileri büyülerlermiş. Müziğin ve Sirenlerin güzelliğinin büyüsüne kapılan denizciler, ölene kadar burda kalmak isteğine kapılırlar, bu düşünceler içinde gemileriyle bölgedeki kayalıklara çarparlarmış.” 

Sirenlerin denizkızı olduğuna dair yazılara da rastlayabilirsiniz ki benim daha çok hoşuma gitti, denizkızı olmaları 🙂 Bu arada, puzzle severlerin çok aşina olduğu bir resim vardır, belki adına dikkat etmemiş olabilirsiniz, Ulysses and The Sirens… 


Neyse… Foça’dan bahsetmeye devam edelim. Küçük Deniz gerçekten küçük bir koy ve birbirine benzer birsürü minik balıkçı teknesi bağlı…


 

Etrafta da dizi dizi balık restaurantları… Haftasonları zaten çok kalabalık oluyor ama genel olarak hergün akşama doğru insanlar bu resraurantlara akın etmeye başlıyorlar… Rakı-balık için mükemmel mekanlar bulunmakta. Foçalı yakınlarımız mangalda balık ve rakı keyfi yapmamızı önerdiler, biz ne yazık ki yapamadık.

 


Akşama bir doğumgününe gideceğimiz için denizden çıktıktan sonra Miço Bar‘da kalamar-bira yaptık, çok da keyif aldık… Rengi her ne kadar kararmış görünse de çok lezzetliydi kalamar ve sosu, taptaze… Aslında kalamarın nasıl yapıldığını daha doğrusu nasıl temizlendiğini gördüğümde ‘bir daha kalamar yemem’ demiştim ama vazgeçemiyorum, önüme kalamar geldiğinde hafızamdan siliniyor gidiyor o çirkin hali  🙂 

Deniz çok tuzsuz olduğu için tatlı bir serinlik veriyor, sonrasında sizi rahatsız eden bir tuz hissi kalmıyor saçlarınızda vucudunuzda… Bu da güzel, ben hiç sevmem denizden çıkınca o tuzlu tuzlu yapışkan hissi…  Ege’yi seviyorum, net 🙂 Bu arada Miço’nun en çok masa haline getirilmiş sörf tahtalarına bayıldık….

Foça’nın dar taş sokaklarında yürüyüş yapın, tarihinin tadını çıkarın. Binalar çok güzel. Hele bankaların bulunduğu binalar görülmeye değer gerçekten. Hımm, bir de Küçük Deniz’de, tam kıyıda bir Tansaş var ki görmelisiniz fazla sevimli… Öğretmen Evi’nin arkasında bir otopark var, arabanızı oraya ya da hemen yanındaki kaldırıma bırakabilirsiniz, burası hem Küçük Deniz’deki restaurantlara yakın hem de Küçük Deniz’den devam ettiğinizde rastlayacağınız sıra sıra pansiyonlara.




Söylemeden geçmek istemedim, doğumgünü için merkezde bir pastaneden pasta aldık. Umarım yanlış hatırlamıyorumdur adını, Cadde Pastanesi, evet evet adı bu! “5 dk beklerseniz taze pastalarımız çıkacak” dediler, iyi ki beklemişiz. Hayatımda yediğim en güzel, en taze, en hafif yaş pastaydı.




Pastayı beklerken annesinin etrafında dolaşan sonra yolunu şaşırıp yanından geçen her kişinin peşinden gidip miyavlayan minik sarı kediyi de unutmayım, çok çok tatlıydı…  Ahh en sevimli Foça bilgisi; burası kedilere ait bir kasaba, her köşe başından minnak bir kedi çıkıyor 🙂

Foça’nın heryerinde Midilli ailesine ait bina -okul, sağlık ocağı), yol vs. görüyorsunuz. Midilli ailesi tahmin edeceğiniz üzere Midilli’li… 1915 yılında Foça’ya yerleşmişler ve Foça’nın bugünlere gelmesine çok değerli katkıları olmuş. Ayrıntılı bilgi için yandaki bağlantıya bakabilirsiniz…

Yine Foça ile ilgili çok güzel bir efsane ile yazımızı tamamlayalım; Foça’da yerini kimsenin bilmediği ama varlığı konuşulan bir Karataş varmış. Gezerken olur ya bu Karataş‘a basarsanız bir daha kopamıyormuşsunuz bu güzel kasabadan. Dönüp dolaşıp tekrar geliyormuşsunuz.

Foça’da Nerede Kalınır?

Pansiyonlarına gelince… Ben yerinizde olsam hemen İyon Pansiyon’u arardım, ‘taş evin mavi perdeli odasında kalmak istiyorum’ derdim. O kadar çok pansiyon gezdik ki Eski Foça’da, birçoğunda o soğuk otel/pansiyon havası. Evet bazılarında muhteşem deniz manzarası hakim ama açıkçası benim ‘burada kalmak istiyorum’ diyebileceğim çok az pansiyon vardı. 

Burada bir güncelleme yapmak istiyorum çünkü biliyoruz ki genelde işletmeler standartlarını uzun süre aynı seviyede korumayı ne yazık ki başaramıyorlar. Dolayısıyla da sizleri yanlış bilgilendirmek istemem. Bu yazı 2012 tarihli ve şimdi 2016 yılı için en çok tercih edilen daha doğrusu puanları en yüksek otelleri sıralıyorum;


Lola 38 Hotel

Deniz kıyısındaki 19. yüzyıldan kalma bir Rum evinde hizmet veren Lola 38 Hotel zarif bir dekorasyona ve ücretsiz Wi-Fi erişimine sahiptir. Bazı odalar Akdeniz manzaralı ve lüks banyoludur. Lola 38’in sigara içilmeyen odalarının tamamı klimalı ve ahşap zeminlidir. Odaların hepsinde oturma alanı ve özel yapım renkli perdeler bulunmaktadır. Banyolarda yağmur duşu kabini ve ayrı küvet mevcuttur. Lola 38, konuk odalarında veya açık terasta ev yapımı kahvaltı servis etmektedir. Konuklar bahçede Akdeniz günbatımını seyredebilir.

Foça Erguvan Hotel

Huzurlu Mersinaki Koyu’nda faaliyet gösteren Foça Erguvan Hotel, ücretsiz Wi-Fi erişimli ve klimalı odalara ve panoramik Ege Denizi manzaralı bir çatı terasına sahiptir. Tesis, denize sadece 150 metre mesafededir. Foça Erguvan’un zarif bir tarzda dekore edilmiş odalarında ücretsiz banyo malzemeleri içeren özel banyo ve TV bulunmaktadır. Bazı odaların balkonu deniz manzaralıdır. Ege bölgesine özgü taze ürünler içeren zengin bir kahvaltı ile güne başlayabilirsiniz. Kahvaltıda peynir, zeytin, domates, sebzeler, Foça zeytinyağı ve ev yapımı reçeller yer almaktadır. Foça şehir merkezine otelden sadece 15 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. İzmir Adnan Menderes Havaalanı, otele 75 km mesafede uzaklıktadır.

Menendi Hotel

Foça’da yer alan Menendi Hotel, Beş Kapılar Kalesi 200 metre, Küçükdeniz’e ise 400 metre uzaklıktadır. Teraslı ve şehir manzaralı otelin barında içkilerinizi yudumlayabilirsiniz.Tüm odalarda düz ekran TV, ayrıca bazılarında dinlenebileceğiniz oturma alanı vardır. Konforunuz için terlikler, ücretsiz banyo malzemeleri ve saç kurutma makinesi temin edilmektedir. Tesis genelinde WiFi erişimi ücretsizdir.

Diğer gezi yazıları için tık tık!






1 COMMENT

  1. Merhabalar,

    Eski Foça konu başlıklı bloğunuzu büyük bir keyif alarak zevkle izledim. Gerçekten çok güzel hazırlamışınız. Emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

    Selam ve dualarımla.

  2. Biraz da fiyatlandirma ve butce calismasi basit bir iki ornek ile verelim. Vatandas butcesini buna ayarlasin, mesela iyon pansiyon gunluk 250 tl . kisi basi gibi, digerleride biraz alti veya ayni seviye ucretlerde. Sahilde kavala cafe de basit bir bira tekel * 3 = 17 18 tl. gibi, artik lokantalarindaki yemeklerin bedelini de kisi basi siz tahmin edebilirsiniz. Kisaca 3 kisinin sadece konaklamasi gunluk 750 tl. + Yemekle birlikte 1200 tl civari hodri meydan.

  3. Biraz da fiyatlandirma ve butce calismasi basit bir iki ornek ile verelim. Vatandas butcesini buna ayarlasin, mesela iyon pansiyon gunluk 250 tl . kisi basi gibi, digerleride biraz alti veya ayni seviye ucretlerde. Sahilde kavala cafe de basit bir bira tekel * 3 = 17 18 tl. gibi, artik lokantalarindaki yemeklerin bedelini de kisi basi siz tahmin edebilirsiniz. Kisaca 3 kisinin sadece konaklamasi gunluk 750 tl. + Yemekle birlikte 1200 tl civari hodri meydan.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here