İzmir – Çanakkale yolunun 40. km’sinden sola saptıktan 26 km sonra Foça’ya ulaşılıyor. O 26 km boyunca yol tek şerit. Tahminimizden daha geç bir saatte çıktığımız için ancak gece yarısı Eski Foça’ya ulaşabiliyoruz. Eski Foça’nın karanlıkta gördüğümüz kadarı bile bizi heyecanlandırmaya ve mutlu etmeye yetiyor gerçekten. Foça (Phokaia) adını denizlerinde yaşayan foklardan alıyor. Havası çok güzel, serin, Akdeniz’in yapış yapış neminin Ege sahillerinde olmaması zevk. Dolayısıyla da tatlı bir uykusu var, bütün yorgunluğunuzu alan.
Sabah, tamamen organik, tadına doyum olmayan salatalık ile taçlandırılmış zengin kahvaltımızdan sonra düşüyoruz yollara. Kaldığımız yer tepede dolayısıyla manzara harika. Küçük bir Ege kasabası karşımızda. Sevimli, narin, çok zarif. Bununla birlikte ben Foça’nın doğasını daha farklı daha yeşil hayal etmiştim.
Eski Foça’da beklediğimin aksine boz tepeler denize bakıyor. Deniz fenerinin oraya şöyle bir bakıp, Büyük Deniz kıyısından devam ediyoruz. Yol tam sahil kenarında, aşağıdaki fotoğrafta Büyük Deniz kıyısını görüyorsunuz. Birbirinden güzel taş evler sıralanmış bu yol boyunca. Yolun sonunda merkeze giriliyor ve tabelalar sizi Eski Foça’nın asıl yerine, Küçük Deniz’e götürüyor.
Merkez’de öyle güzel bir yol var ki açıkçası araç trafiğine neden açık anlayamadık. Sizce de öyle değil mi? 
Foça, Eski ve Yeni Foça olmak üzere iki bölgeye ayrılmış. Yeni Foça adına da aldanmayın 5000 yıllık bir tarihe sahip. Foça girişinde sizi yel değirmenleri karşılıyor. Foça’nın o kadar ünlü bir poyrazı var ki yel değirmeni olmasına şaşmamalı. Eski Foça diğerine göre daha eski ve ancak oldukça iyi korunmuş durumda. 
Foça’nın heryerinde denize girilebiliyor. Burası yıllar önce tamamlamış alt yapısını, kanalizasyonunu vb. Deniz pırıl pırıl ancak ne yazık ki bizim için fazla soğuk. Kum plaj aramayın bulamazsınız, karşı kıyı uzaktan kum gibi görünüyor ama ilgisi yok. İri taneli kum desek? Evet bazı minik kısımlar öyle ama genelde çakıl taşları. Askeriye’nin kamp alanının çok güzel bir denizinin ve kum plajının olduğu söylendi ama askeri kartınız olmadan girmeniz asker tanıdığınız olsa bile mümkün değil ne yazık ki. Biz en çok Eski Foça’nın bir ucu olan, Büyük Deniz’in karşı kıyısında denizi sevdik. Arabayla ulaşabiliyorsunuz ve giriş 5 tl. Genelde piknik için geliyor insanlar. Yaklaşık 10 dk girsek mi girmesek mi diye belimiz seviyesinde bekledik ve sonunda kendimizi zorlayarak girdik. Gerçekten soğuk. Evet bir süre sonra biraz alışıyorsunuz ve çok güzel geliyor ama ben soğuk denizi pek sevmiyorum. Tabi ki Foça’yı sevmeniz için illa denizini de sevmeniz gerekmiyor. Bu balıkçı Ege Kasabası sizi sarıp sarmalıyor içerisine…
 
Saatlik ve günübirlik tekne turları bulunuyor. Biz yaklaşık 1 saat süren ve Foça kıyısını şöyle bir dolaştıran tura katıldık. Gayet keyifliydi. Küçük Deniz’de sıra sıra gezi tekneleri bulunmakta. En çok görülmesi gereken yerin Siren Kayalıkları fokların yaşam alanı, dolayısıyla onları rahatsız etmemek adına yakınında denize girmek yasaklanmış.  
Siren Kayalıkları ile ilgili araştırma yaparken adının nereden geldiği ile ilgili ilginç bir efsaneye rastladım.
“Siren Kayalıkları adını tarihten – mitolojiden almıştır. Mitoloji de bahsi geçen Sirenler, vücutları kuş şeklinde, başları ise kadın şeklinde olan, yaptıkları büyülü müziğin güzelliğiyle tanınan yaratıklardır. Efsaneye göre; burada yaşayan Sirenler, yaptıkları doğa üstü müzikle buradan geçmekte olan teknelerdeki denizcileri büyülerlermiş. Müziğin ve Sirenlerin güzelliğinin büyüsüne kapılan denizciler, ölene kadar burda kalmak isteğine kapılırlar, bu düşünceler içinde gemileriyle bölgedeki kayalıklara çarparlarmış.”  Sirenlerin denizkızı olduğuna dair yazılara da rastlayabilirsiniz ki benim daha çok hoşuma gitti, denizkızı olmaları 🙂 Bu arada, puzzle severlerin çok aşina olduğu bir resim vardır, belki adına dikkat etmemiş olabilirsiniz, Ulysses and The Sirens… 
Foça’dan bahsetmeye devam edelim. Küçük Deniz gerçekten küçük bir koy ve birbirine benzer birsürü minik balıkçı teknesi bağlı…

 

 
Etrafta da dizi dizi balık restaurantları. Haftasonları zaten çok kalabalık oluyor ama genel olarak hergün akşama doğru insanlar bu resraurantlara akın etmeye başlıyorlar. Rakı-balık için mükemmel mekanlar bulunmakta. 
 
Akşama bir doğumgününe gideceğimiz için denizden çıktıktan sonra Miço Bar’da kalamar-bira yaptık, çok da keyif aldık, çok lezzetliydi kalamar ve sosu, taptaze… Deniz çok tuzsuz olduğu için tatlı bir serinlik veriyor, sonrasında sizi rahatsız eden bir tuz hissi kalmıyor saçlarınızda vucudunuzda. Bu da güzel, ben hiç sevmem denizden çıkınca o tuzlu tuzlu yapışkan hissi.  İşte Ege’yi sevmek için bir sebep daha. Bu arada Miço’nun en çok masa haline getirilmiş sörf tahtalarına bayıldık.Foça’nın dar taş sokaklarında yürüyüş yapın, tarihinin tadını çıkarın. Binalar çok güzel. Hele bankaların bulunduğu binalar görülmeye değer gerçekten. Öğretmen Evi’nin arkasında bir otopark var, arabanızı oraya ya da hemen yanındaki kaldırıma bırakabilirsiniz, burası hem Küçük Deniz’deki restaurantlara yakın hem de Küçük Deniz’den devam ettiğinizde rastlayacağınız sıra sıra pansiyonlara.

Sahil yolu olan Midillli Caddesinin sonunda yer alan Kavala Cafe’de birşeyler içmeden dönmeyin. Tam da deniz kenarında çok huzurlu çok dingin bir Cafe. Havalar biraz soğudunda şömineli içmekanı da açıyorlar. Menü az ve öz. 

Söylemeden geçmek istemedim, doğumgünü için merkezde bir pastaneden pasta aldık. Umarım yanlış hatırlamıyorumdur adını, Cadde Pastanesi, evet evet adı bu! “5 dk beklerseniz taze pastalarımız çıkacak” dediler, iyi ki beklemişiz. Hayatımda yediğim en güzel, en taze, en hafif yaş pastaydı.

 

Pastayı beklerken annesinin etrafında dolaşan sonra yolunu şaşırıp yanından geçen her kişinin peşinden gidip miyavlayan minik sarı kediyi de unutmayım, çok çok tatlıydı.  Ahh en sevimli Foça bilgisi; burası kedilere ait bir kasaba, her köşe başından minnak bir kedi çıkıyor.

Foça’nın heryerinde Midilli ailesine ait bina okul, sağlık ocağı, yol vs. görüyorsunuz. Midilli ailesi tahmin edeceğiniz üzere Midilli’li… 1915 yılında Foça’ya yerleşmişler ve Foça’nın bugünlere gelmesine çok değerli katkıları olmuş. Ayrıntılı bilgi için yandaki bağlantıya bakabilirsiniz.
Yine Foça ile ilgili çok güzel bir efsane ile yazımızı tamamlayalım; Foça’da yerini kimsenin bilmediği ama varlığı konuşulan bir Karataş varmış. Gezerken olur ya bu Karataş’a basarsanız bir daha kopamıyormuşsunuz bu güzel kasabadan. Dönüp dolaşıp tekrar geliyormuşsunuz.

Foça’da Nerede Kalınır?

Pansiyonlarına gelince, ben yerinizde olsam hemen İyon Pansiyon’u arardım, ‘taş evin mavi perdeli odasında kalmak istiyorum’ derdim. O kadar çok pansiyon gezdik ki Eski Foça’da, birçoğunda o soğuk otel/pansiyon havası. Evet bazılarında muhteşem deniz manzarası hakim ama açıkçası benim ‘burada kalmak istiyorum’ diyebileceğim çok az pansiyon vardı. 
Burada bir güncelleme yapmak istiyorum çünkü biliyoruz ki genelde işletmeler standartlarını uzun süre aynı seviyede korumayı ne yazık ki başaramıyorlar. Dolayısıyla da sizleri yanlış bilgilendirmek istemem. Bu yazı 2012 tarihli, mutlaka yeni açılan oteller olmuştur.

2017 Güncellemesi – 5 yıl önce gelip sevdiğimizde aklımıza bile gelmezdi zaman geçecek, İzmir’e taşınacağız ve bir akşamüstü kahvesi için uğrak yerimiz olacak Eski Foça, hem de güzel kızımızla 🙂

 
 

1 YORUM

  1. Merhabalar,

    Eski Foça konu başlıklı bloğunuzu büyük bir keyif alarak zevkle izledim. Gerçekten çok güzel hazırlamışınız. Emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

    Selam ve dualarımla.

  2. Biraz da fiyatlandirma ve butce calismasi basit bir iki ornek ile verelim. Vatandas butcesini buna ayarlasin, mesela iyon pansiyon gunluk 250 tl . kisi basi gibi, digerleride biraz alti veya ayni seviye ucretlerde. Sahilde kavala cafe de basit bir bira tekel * 3 = 17 18 tl. gibi, artik lokantalarindaki yemeklerin bedelini de kisi basi siz tahmin edebilirsiniz. Kisaca 3 kisinin sadece konaklamasi gunluk 750 tl. + Yemekle birlikte 1200 tl civari hodri meydan.

  3. Biraz da fiyatlandirma ve butce calismasi basit bir iki ornek ile verelim. Vatandas butcesini buna ayarlasin, mesela iyon pansiyon gunluk 250 tl . kisi basi gibi, digerleride biraz alti veya ayni seviye ucretlerde. Sahilde kavala cafe de basit bir bira tekel * 3 = 17 18 tl. gibi, artik lokantalarindaki yemeklerin bedelini de kisi basi siz tahmin edebilirsiniz. Kisaca 3 kisinin sadece konaklamasi gunluk 750 tl. + Yemekle birlikte 1200 tl civari hodri meydan.

YORUMLARINIZ DEĞERLİ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin