AKYAKA..

0
431
Araba ile tatile çıkmak gibisi yok diyorum… Sabahın erken saatinde tatil heyecanı ile uyanmak, eşyaları yerleştirmek… Tabi her zaman olduğu gibi planladığımız saatten tam 2 saat sonra yola çıktık… Bagaj dolu… Arka koltukta ıvır zıvırlar, hasır şapkam, havlular, ne ararsanız var… Sanırsınız upuzun bir tatile çıkıyoruz.. Hayır!!Sadece 4 gece için bütün bu hazırlık =)

Aslında rotamız Marmaris. 2 gece Marmaris‘te kalıp Datça‘ya devam etmeyi düşünüyoruz. Amacımız küçük pansiyonlarda kalmak ve bol bol denize girmek. Muğla’yı geçip Marmaris yönünde ilerliyoruz. Uzun ve keyifli bir yolculuk sonrası işte karşımızda deniz…. Ula’yı geçtikten sonra muhteşem Gökova manzaralı bir yol kıvrıla kıvrıla iniyor dağın tepesinden. Hayran kalıyoruz… “Acaba birkaç saat denize girip öyle mi devam etsek?” diyerek yukardan gördüğümüz merkeze doğru iniyoruz. Burası Akyaka…. 

Hani böyle denir ya “Ufak bir yer olsun, yemyeşil olsun, çok güzel denizi olsun, huzur olsun, keyif olsun…. Öyle bir yerde tatil yapmak istiyorum, neresi olabilir?” diye… İşte Akyaka tam da öyle bir yer. Bir tarafı çam ağaçları ile örtülü dağ, bir tarafı ova…. ve çok güzel bir deniz…. Deniz kenarını da gördüğümüz an karar veriyoruz orada kalmaya. Gitmeden otel pansiyon ayarlamak için kendinizi hiç yormayın derim. Zaten daracık, mis kokulu sokaklarına girdiğiniz anda yanınıza geliyorlar “pansiyon var, ev var” diye.. İnsanlar evlerini pansiyona çevirmişler… Biz 2-3 yer gezdikten sonra karar veriyoruz. Odamız çatı katı. İçerisinde klima, buzdolabı, mutfak var.Tabi minicik bir oda ama esas kriterimiz olan wc-banyo tertemiz ve yepyeni. Arabayla çıktığımız için epey hazırlıklıyız. Aslında yatak yorganda çok temiz ama yanımızda nevresimlerimiz bile var 🙂 Odanın küçücük penceresinden denizi görebiliyorsunuz, ohhh misss!!! Biraz pazarlık yapıyoruz. 2 kişi 2 gece 70 tl den -sadece kalacak yer- anlaşıyoruz ve kendimizi deniz kenarına atıyoruz. Kişi başı 50 tl diyen oldu 40 tl ye çok kötü bir oda gösteren de, o yüzden gezmekte fayda var. Zaten Akyaka küçücük bir yer. Arabanızı bir yere parkedip rahat rahat heryeri gezebilirsiniz. Akyaka mimarisi diye bir durum var bu arada. Evler 2 katlı bembeyaz, bahçeli. Farklı bir renge boyanmasına izin verilmediği söylendi. Dolayısıyla denizden baktığınızda resim gibi bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Plaj biraz dar, akşamüstü gitmemize rağmen çok kalabalıktı, yer bulamadık. Bir palmiye ağacının dibine eşyalarımızı bırakıp girdik denize. Gerçekten muhteşem. İncecik bir kuma sahip, temiz ve dubalara kadar sığ. Sonrasında ise yükseliyor. Biraz da dalga vardı ama inanılmaz keyif aldık. İnsanın yorgunluğunu denizden daha çok alan birşey daha bilmiyorum.

Pansiyona dönüşte sahibi ile biraz muhabbet ettik. Akşam yemeği için önerilerini sorduk. Azmak diye bir yerden bahsetti bize ve orada bir restaurant adı verdi. Yürüyerek de gidilebilir ama yol biraz karanlıktı ve biz biraz dolaştık. O yüzden arabayla gitmenin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Azmak birçok balık restaurantının yanyana olduğu bir tatlı su kaynağı. Pansiyon sahibimizin önerdiği yeri bulamadık ama dediğim gibi seçenek çok fazla. Birine girdik, “Halil’in Yeri“. Tam su kenarında bir masa, Azmak suyu ışıl ışıl karşımızda…. Parıldayan su yılanlarının süzülüşünü izlerken suyun berraklığı sizi alıyor sürüklüyor derinliklerine…. Ördeklere ekmek atmak ayrı bir keyif…. Burayı tek kelime ile anlatabilirim “huzur”….


Girerken balıklara ve fiyatlara bakın mutlaka hatta az da olsa pazarlık yapın. Biz levrek ve barbun yedik öneriler doğrultusunda. Çok lezzetliydi. Aslında yediğimiz herşey nefisti…  Ayrıca oldukça uygun bir fiyata çıkabilirsiniz. Biz kalamar, salata, balıklar ve küçük rakı için yaklaşık 60 tl ödedik.  

Yemekten sonra Akyaka sahilinde yürüyüş yaptık. Gerçekten çok şirin bir yer burası. Çeşit çeşit takıların hediyelik eşyaların olduğu sokaklar, Cafeler…. Tatil öncesi küçük bir araştırma yapmıştık ve Marmaris‘den Sedir Adası‘na giden tekne turlarına katılmaya karar vermiştik. Marmaris planı iptal olunca üzüldüğüm tek şeyde Sedir Adası turunu kaçırmak oldu. Ancak gezerken öğrendik ki asıl turlar Akyaka çıkışlıymış 🙂 Hemen limanda bir tekneye rezervasyonumuzu yaptırıyoruz, 20 tl yemek dahil…  

Bu arada Azmak kenarında mutlaka gündüz yürüyüş yapın… Hatta cesaretiniz varsa girin yüzün.. Biz cesaret edemedik tabi ki 🙂 


Öğlen 15.00 gibi geldik Akyaka‘ya ama sanki günlerdir buradayız hissi… Yorucu ve keyifli bir günün sonunda mutlu uyku….

1 COMMENT

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here