NAPOLI, POMPEI, SORRENTO

0
685
Cem, Çağrı, Ayşenur ve ben Roma merkezli gezimize devam ediyoruz… Bugünkü rotamız Roma-Napoli-Capri-Pompei-Roma. Tahmini olarak 500 km yol yapacağız… Otelden ayrılırken bir görevli Napoli‘ye gideceğimizi duyunca “Arabayı burada bırakın, orası hırsızlarla doludur. Bir yere park edersiniz döndüğünüzde gitmiş olur, en iyi ihtimalle lastikleri gider” dedi…:) Arabayı tabi ki bırakmadık çünkü bu kadar kısa sürede bu kadar çok yeri ancak arabayla gezebiliriz! Gelin görün ki elimizde harita olmasına rağmen yolumuzu bulmakta bayağı zorlanıyoruz 🙂 
Campania bölgesinin başkenti olan Napoli bir liman kenti… Sardunya, Sicilya gemileri için gelmeniz gereken limanlardan birisi de burası. Bölgenin turizm üssü konumunda. Bunun en önemli nedenlerinden biri sosyetik tatil cenneti Capri Adası, diğeri ise Vezüv Yanardağı’nın eteklerindeki Pompei Antik Kenti… Bununla birlikte olukça sıradan bir görüntüsü var şehrin… Arabalar kırık dökük -gerçekten bir tane her yeri sağlam araba görmedik-, sokaklar çöp kokuyor, çünkü çöp toplama işlemi bu kentte tıkanmış durumda ve binalar arasına asılmış çamaşırlar…. 
Ünlü italyan mafyası Camorra, daha doğrusu Napoli mafyasının oldukça güçlü olduğu söyleniyor kentte. Karmaşa dolu bir hava sarıyor insanı… Bu arada yukardaki ve alttaki 2 fotoğrafı biz çekmedik.
Güneye indikçe sadece insanlarda değil sanki bütün canlılarda, binalarda, sokaklarda böyle bir hoş rahatlık, aylaklık gözlüyorsunuz… E tabi bütün bunların dışında mafya filmlerinden fırlamış yakışıklı italyan erkeklerinin tamamı sanırım bu şehirde toplanmış 🙂

Zamanımız kısıtlı, dolayısıyla şehirde çok dolaşmadan Capri‘ye geçmek istiyoruz. Capri‘ye ulaşım deniz otobüsleriyle ve özel tekneler ile sağlanıyor. Ancak mideme bir anda giren şiddetli kramp bizi biraz oyalayarak Capri seferini 5 dk ile kaçırmamıza neden oldu…  Sonraki sefer için 1 saatten fazla beklememiz gerekiyordu ve açıkçası bu şehire daha fazla zaman vermek istedik. Şimdi düşündüğümde keşke bekleseymişiz diyorum ama olsun!!!  



Capri şansımızı kaybettik… Hadi o zaman Pompei‘ye devam edelim… Biz gezimizi arabayla yapıyoruz ancak Napoli‘den Pompei‘ye trenle de gidilebilir. 2,5-3 euro gibi bir fiyatı var. 


Vezüv Yanardağı gerçekten çok ihtişamlı, muhteşem görünüyor. Ayrıca etrafınıza baktığınızda inanılmaz güzellikte bir doğayla karşı karşıyasınız.

Pompei haliyle çok turistik bir yer… Yılda ortalama ziyaretçi sayısı 2,5 milyon!!! Dolayısıyla attığınız adım para demek, aç gitmeyin derim ben 🙂

Pompei zamanında halkın balıkçılık ve şarapçılıkla uğraştığı bir liman kentiymiş. Şu anda denize biraz uzak ama o dönemde liman antik kentin ana giriş kapısının olduğu yerdeymiş.


MS 79’da Vezüv öylesine şiddetli patlamış ki kimse kaçamamış, oldukları yerde taşlaşmışlar. Bütün bir kent bir anda lavların 18-20mt altına  gömülmüş. İlk kazılarda bu farkedilemediği için pek çok taşlaşmış ceset bozulmuş.

Anlatıldığında inanılmaz geliyor ancak gerçekten gözlerinize inanamayacağınız kadar ürkütücü ne denir artık insan ve hayvan figürleriyle karşılaşıyorsunuz.

Ağlayan çocuk, köpekler, hamile kadın…. Ben en çok taşlaşmış hamile kadından etkilendim…


Rehberimiz balıkçı barınağında, birbirine sarılmış yanyana 300 insan bulunduğunu söyledi. İnsan o çaresizliği gözünün önüne getirmek bile istemiyor. Her türlü zenginliğin varolması ile tanınan Pompei birkaç saat içinde yeraltına gömülmüş ve birgün keşfedilmek üzere çok iyi bir şekilde korunmuş gerçekten…

Tarihteki ilk genelevin de burada olduğu söyleniyor. Taştan bir oda, duvarlarında kadın ve erkeği farklı biçimlerde ilişkiye girerken gösteren çizimler var. Müşteriler için bir nevi katalog oluşturulmuş…


Bu arada Pompei‘de yaşayan yahudi köleler kentin başına geleni anlatmak için duvara “Sodom” ve “Gomore” yazısı yazmışlar. Tabi araştırmacılar bu yazıyı yazanların yahudi köleler olduğunu düşünüyor. Peki bu kelimelerin anlamı ne? Kutsal kitaplarda cinsel yaşamlarındaki çarpıklıklar nedeniyle ahlaki çöküntü yaşayan, günahkar Lut Kavmi’nin şehirleri olan Sodom ve Gomore‘nin Tanrı tarafından, yangınlı büyük bir felaketle yok edilerek, kavmin cezalandırıldığı anlatılır. Pompei‘nin başına gelen de aynısı olmuştur….


Pompei kocaman bir antik kent. Gezmek için birkaç saat kesinlikle yetmez, ancak biz hem hava çok sıcak olduğu için hem de güney İtalya’nın denizini görmek istediğimiz için o kadar zaman ayıramadık.


Pompei‘den ayrılarak güneye doğru devam ediyoruz. Zaman zaman uçurumun kenarında ilerliyor yol ve manzara nefes kesiyor…

Pompei‘nin içimizi daraltan, kasvetli havasından sonra büyüleyici bir manzara ile karşı karşıyayız. Sorrento… Bu yol bana Opel Astra’nın bir reklamını hatırlattı, hatta belki de burada çekilmiştir gerçekten… 


İtalya’ya geldiğinizde şansınız varsa büyük şehirlerin yanısıra küçük kasabaları gezmenizi öneririm. Bambaşka bir keyif alacağınıza emin olabilirsiniz. Bunun için en mantıklı yol araba kiralamak. İtalya’da tren taşımacılığı gerçekten çok gelişmiş, heryere tren ile konforlu ve ucuz bir şekilde ulaşabilirsiniz ancak tek sıkıntı dönüş saatlerinin sizi sınırlaması olacaktır.

Daracık yol kıvrıla kıvrıla iniyor, yukardan gördüğümüz harika plaja. Nasıl sevimli bir kasaba….

Yukarıdan inanılmaz görünen deniz yaklaştığımızda çok dalgalı ve kirliydi… Ama bunun hiç bir önemi yok… Güneş batmak üzere… Önceden hazırladığımız peynirli sandviçlerimizi çıkardık… Marketten bir şişe beyaz şarap ve dilimlenmiş karışık meyve paketi aldık. İşte bütün günün, yolun yorgunluğu şimdi çıkabilir….


SHARE
Previous articleNAVIGLI :)
Next articleOLYMPOS BOZULMADAN ÖNCE

1 COMMENT

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here